Bunlar çok ciltli ya da kallavi kalın bir kitabın konuları olmaya lâyık olsa da 350 sayfayı aşmayanı yeğleriz. Gelgelelim şöyle soru ve sorunlar da var: Öyle bir kitabı yazmaya vakit bulabilir miyim? Öyle bir kitabı çabucak basacak, aklı başında, uyanık yayımcı bulabilir miyim? Kitabın havale edileceği editörün akıl sağlığı yerinde olacak mıdır? Neyin ve hatta Fizik hakkında yazdıklarımın doğru olmadığını bu fakirle (cahille) tartışacak mıdır? Düzeltim metinleri kaç kez gelip gidecektir? Benzer daha pek çok soru ve sorun eklemek mümkün.
Bütün bunlara boş verip, vakit buldukça burada yani bu blogda parça parça tartışmak, en iyisi.
Örnek verelim: Evet, evrenin zekâsı var!
Evreni anlayabilir miyiz? Anlayıp anlamadığımızı, anlayabilip anlayamadığımızı bilemeyiz. Bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/09/11/baslayis/
Evet, (insanlığın sahip olduğu bilgi anlamında) Fizik de uyduruk.
İlk soruyu şimdi yanıtlamak, cinayet romanının başında katilin kim olduğunu söylemeye benzerdi.
Evrenin yaratıcısı var mı? Evrenin zekâsı var mı? Evreni anlayabilir miyiz? Matematik insan uyduruğu da Fizik değil mi?
Leave a reply