Üçüncü Limit

Yitik

Hiçbir eşyasını kaybetmemiş, yitirmemiş insan var mıdır? Vardır! Özel olarak ve çok kıymetli, pahalı, çeşitli mücevherle süslü eşyalarını bilerek ve isteyerek kaybetmiş insan var mıdır? Evet, Heredot Tarihi’nde anlatıldığı ve bu fakirin yazdığı ikinci tiyatro oyunu olan ‘Sahip ve Köle’de nakledildiği üzere Mısır Firavunlarından Amasis (#1) tekneyle Nil nehrine ve denize açılıp en kıymetli mücevherlerini suya atarmış, yitirişin acısına alışmak için.
Gelgelelim bu fakir, geçenlerde güneş gözlüğünü kaybetti, iki gün boyunca aramadığı yer sorgulamadığı dükkân bırakmadı. Yok, hiçbir yerde bulamadı. Hayır, maddi değeri yüksek bir şey de değil ki, bulan sevinsin. Her güneş gözlüğü herkese de yakışmaz ki, bulan kullansın. E, o zaman? Ne, o zaman? Yok işte, gözlük yok!
Hayıflanışımın iki nedeni vardı. Her şeyden evvel, herhangi bir şey yitirmek başlı başına hüzünlendirici. İkinci ve asıl neden ise, daha önce kaybettiğim 10 değişik eşyamı sonradan bulmuştum. Ama, 11. kayıp eşyamı anlaşılan o ki, bulamayacaktım. Bir tansık sona ermişti adeta. Bundan sonra ne olabilirdi ki? Her eşyamı yitirip, geri bulamayabilirdim artık…
Hayır, böyle olmadı! Bir parkta düşürmüşüm ve orada tamirat ve iyileştirme yapan işçiler bulmuş da muhtara teslim etmiş.
Kendimi bildim bileli, taa lise günlerinden (sevgili peder beyle bir kavgamdan) beri ağlamamıştım. Gözlüğümü bulunca göz yaşlarım boşandı. (Zaten gayet sırılsıklam günlerdeydim!)
İşte şu iki şeyle ve ama başka hiçbir şeyle değil, övünürüm; bu yaşımda dakikalar boyu bacaklarımı yorulmaksızın zemin sıfırında makaslar açarak hareket ettirebilir durumdayım ve 11 kez kaybettiğim(i sandığım) eşyalarım geri döndü!
Dostlar! Biriniz bu fakire bu olayları(n nedenini) açıklayabilir mi lütfen?!

(#1) Sevgili Sabri Kaliç oynamıştı bu rolü.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *