Category Archives: Genel

Trump ne diyor, EURUSD ne diyor?

DJ Turmp ve Trump’ı yönetenler ve Trump’ın yönettiği bazı kişilere göre, önlerinde erişilmesi elzem olan 3 hedef vardı. 1) Çin’e kıyasla geride kalan ABD sanayisini ve dolayısıyla ekonomisini, yeni bir atılımla öne çıkartmak. Bu maksatla, yani amaca giden her yol mubah deyip haydutluk, kolonileştirme ve hırsızlık gibi yolları kullanmak dahil; hak, hukuk adalet tanımaz operasyonlara giriştiler. İlk hedef, küresel enerji piyasasını denetim altına almaktı. 2) ABD gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %120’sine yani kolaylıkla ödenemeyecek yüksek düzeylere erişen toplam ulusal borcu azaltmak. (#1) Bu amaçla USD’nin başka paralar ve özellikle YEN ile EUR karşısındaki değerini düşürmek gerekiyordu. 3) 6,7trilyon USD dolayındaki FED bütçesini küçültmek. (#2) Bu amaçla global piyasada USD miktarını azaltmak gerekir ki, bu durum yani USD’ye talebin artırılıp arzının azaltılması kaçınılmaz olarak USD’nin başka paralar ve özellikle EUR karşısındaki değerini yükseltmek demektir. (#3)
Yukarıdaki politikanın, diğer özellikleri bir yana, kolay başarılabilir olmadığı ortada! Şimdilik elde avuçta sadece Çin’e satıldığı iddia edilen 200 Boeing var. Geri kalan ise, lâfla yürüyeceği umut edilen peynir gemisinde.
Iran saldırıları sonrası ABD’de benzin fiyatlarının eyaletten eyalete 4 hatta 5 kat artışı, önümüzdeki Kasım’daki ABD kısmi seçimleri ile birlikte yukarıdaki tabloyu daha da karartmaktadır.
Hülasa; sebep(ler)ini şimdilik öngöremesem de, çok güvendiğim özgün teknik analiz sonuçlarına göre USDTRY’nin hayli uzun (önümüzdeki bir yılı kapsayacak) bir erimde ucuzlayacağı kanısındayım.

(#1) https://www.google.com/search?q=abd+borcu&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=abd+borcu&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyCQgAEEUYORiABDIHCAEQABiABDIICAIQABgWGB4yCAgDEAAYFhgeMggIBBAAGBYYHjIICAUQABgWGB4yCAgGEAAYFhgeMggIBxAAGBYYHjIICAgQABgWGB4yCAgJEAAYFhge0gEIMjIzNWowajeoAgiwAgHxBQKJZVwmtChu&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#2) https://tr.investing.com/economic-calendar/feds-balance-sheet-2145
(#3) https://www.bloomberght.com/fedbarr-bilanco-kucultme-finansal-istikrari-tehdit-edebilir-3777801

Ons Gümüş’ü (XAGUSD) incele önerisi

Mahmut bey bilader kardeşimiz tatilde olduğu için, öneriyi incelemek okuyucuya kalıyor.

Mahmut’u, işine karıştığım için kızdırmak bahasına şu ipucunu verivereyim: Ons Gümüş bugün 17:10 (TR saati) dolayında hem direnç hem de destek konumunda. Bakalım hangi yöne evrilecek.

Bu notla, bir önceki yazının başlığını da “İncele önerisi: DXYZ” şekline düzeltiyorum.

ÇTÜ 1: Çaycı

Merhaba!
Fen Fakültesi’nin çaycısıyım. Daha önce de Çanakkale 18 Mart Üniyersite’sinde çalışırdım. Orada da çaycıydım. ÇTÜ açılınca, oradan ayrılıp, evime yakın diye ÇTÜ çaycılığı için müracaat ettim. Kabul ettiler, Allah razı olsun! Şimdi evden çıktım mı, iki adımda inerim nizamiyeye. Öyle, ÇOMÜ zamanındaki gibi günde iki posta dolmuş parası vermekten de kurtuldum doğrusu. Benim için önemli tabi, önemli olmaz mı? Çoluk çocuğun nafakası.
Bir de tabii, burada telefon var. Büyük rahatlık. Üniversite, her hocaya da her çalışana da cep telefonu hediye etti. Yeni kuruldu ya, o bakımdan. Ama kampus harici kullanmak yasak. Dışarıda sinyal verirse yandın. HTS ile tespit ediyorlar. Ossaat yapıştırırlar cezayı. Sen ne bahane bulursan bul! Dinleyen kim?
“-Alo Memet effendi! Misafirim var! İki demli çay lütfen!”
“-Merhaba Mehmet abi! Bana bi koyu espresso!”
Mehmet bey diyen de var. Melâhat hoca mesela! “Mehmet bey! İki az şekerli, bir de bana üç kahve rica edeceğim. Üç de soğukça su lütfen!” Hiç değişmez, “-Bana” dediği, şekersiz, sade kahve.
“Yuvarlanıp gidiyoruz, işte!” diyeceğim ama ciddi bir müşkülüm var burada. Bizim dekanla aramız biraz limoni. Çünkü, çay da sevmez kahve de. İçtiğine şahit olmadım bu zamana dek. Konuğu geldiğinde çay kahve siparişi verir ama özel bir kupası var. Onunla getiririm. Üstü cam altı seramik. Salladıkça üstteki çay kahve dibe çöküyor. Karşıdaki de sanıyor ki, dekan çay kahve içiyor. Bir de kapı üstüne kırmızı yanan bir lamba yaptırdı geçenlerde. Yandığı zaman, “TOPLANTI VAR” yazıyor. Ama toplantı falan olduğu yok, hiç görmedim. Hep öğle yemeği sonrası bir saatliğine toplantı mı olurmuş! Ama ne demişler, “Emir demiri keser!” O lamba yandığı zaman, gürültü çıkarmak, kahkaha şöyle dursun telefonda falan yüksek sesle konuşmak bile yasak!
Ah, diyeceksiniz ki, “Odasına kimler girip çıkıyor o saatlerde?” de toplantı yapılıyor. Giren çıkan yok tabii odaya. Toplantı sanal olarak, bilgisayar veya telefon üstünden yapılıyormuş. Öyle diyorlar!
Hem bana ne canım! Kim ne istyorsa yapsın! Üstüme vazife değil a!
Dekanla aramın limoni olmasının bir nedeni daha var! Onun da adı Mehmet! Asıl neden de bu zaten! Bir çalışanı neyse de, çaycısıyla adaş olmayı bir türlü hazmedemiyor anladığım. “Memet effendi!” sesini her işittiğinde tüyleri diken diken oluyordur eminim.
İlk günlerde bir iki, “Sen değiştir ismini!” demeye gelecek lâkırdı ettiydi. Ama ben de benim adım Mehmet değil, diyemedim. Benim adım Çağlar! Dedemin adı! Çağlar Tonozcugil. Taa Bin Dokuz Yüz Doksan Beş’de ÇOMÜ’ye çaycı, daha doğrusu çaycı çırağı olarak girdiğimde ustam “-Ülen, Çağlar diye çaycı mı olur len!” diye şarladıydı da bir iki gün sonra “-İyisi mi sen adım Memet de! Kim bilecek!” tesellisiyle orta yolu bulmuştuk.
İşte o gün bugündür, “Mehmet”lik ederek geçirmekteyim günleri. Gece, evde Çağlar’ım ama!
Yine de zoruma gidiyor! Yakındır, bir ara çıkacam karşısına dekanın ve diyecem ki, “-Sen benim kim olmadığımı biliyor musun?”

Yeni öykü dizisi: Çanakkale Teknik Üniversitesi (ÇTÜ)

Ünlü ünsüz, yerli yabancı yazarların kendi hakkındaki açıklamaları gayet ilgi çekicidir. Örneğin, Honoré de Balzac’ın borçlarını ödemek için yazdığını söylediği bilinmektedir. Diğerleri için bkz., https://www.facebook.com/groups/100290860352469/posts/2762007277514134/ . Ayrıca bkz., https://www.google.com/search?q=delirmemek+i%C3%A7in+yaz%C4%B1yorum&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=delirmemek+i%C3%A7in+yaz%C4%B1yorum&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIHCAEQIRigATIHCAIQIRigATIHCAMQIRigATIHCAQQIRiPAjIHCAUQIRiPAtIBCDEwMTBqMGo3qAIIsAIB8QWus-nijD2GHQ&sourceid=chrome&ie=UTF-8

Bendenizi sual edecek olursanız, hemencecik derim ki, “-Neş’elenmek için! Çocukluğumdan beri şiarımdır, “Neş’eli ol ki, genç kalasın!”

Bu yöndeki çabalarımı kesintisiz, halen de sürdürmekteyim. Hani derlar ya, 7/24. Böyle işte! Rüyalarım dahil!

Neyse,sözü uzatmak yerine, ilk öyküye başlayayım. Bakalım ne zaman biter.

Üç minik soru!

Üstteki grafik bir BIST şirketinin fiyatlarının son halini göstermektedir. Gösterilmeyen fiyat ekseni, başlıkta belirtildiği gibi logaritmiktir.

SORU 1: Fiyatlar üstteki düz kırmızı çizgiye ulaşır mı?
SORU 2: Fiyatlar üstteki düz kırmızı çizgiyi aşıp, önceki yazılarımızda örneklediğimiz EREGL ve KRDMD misali hayli sert yükseliş sergiler mi?
SORU 3: Söz konusu fiyatlar hangi şirketin paylarına aittir?

Arayan bulsun, bulan değerlendirsin. Bu fakir de “-Blogunda hisse tavsiye ediyor!” töhmeti altında kalmasın.

Beşer şaşar!

Dairenin uzunluğu olmaz, tanımlı değildir. Çemberin de alanı olmaz.

Üçüncü dakika dolayı: Alan, tanım değildir, fiziki gerçekliktir. Kapalı bir eğrinin, bir yüzey üzerinde (“üstünde” değil) kapadığı yer miktarıdır. Örneğin, bir dik dörtgenin alanı kenar uzunluklarının çarpımı kadardır. Burada tanım gereği olan bu alanın nasıl hesaplanacğı değildir. Bir dik dörtgenin alanının nasıl hesaplanacağı doğrudan doğruya dik dörtgenin kuruluşundan, yapısından kaynaklanır. Burada, tanım gereği olan sadece kenar uzunluklarının ne ile ölçülü olduğudur. Ben elimin karışını kullanırım, sen adım uzunluğunu kullanırsın, şu metre kullanır, bu da inç kullanır, örneğin. Daha incelikli söyleyecek olursak, metreyi, inçi nasıl tanımladığımızı belirtmemiz gerekir. Örneğin, ben karış kullanırken tanımlıyorum; “elimin karışı” diye.

Benzer olarak; uzunluk da fiziksel gerçekliktir. Ama, herhangi bir uzunluğun, uzaklığın nasıl ve ne ile ölçüldüğü tanım gerektirir.

Zaten bu nedenlerle alan ve uzunluk değerleri yanına birim cinsi de yazılı olarak kullanılmaktadır.

Aynı vidyoda başka hatalar, yanlışlıklar var mıdır? Ne dersiniz?

Takke bilmecesi

Üstteki vidyoyu izlerken, ilk yazdığım ve ilk ödül aldığım “Maviş’in Bebekler” adlı tiyatro oyununda kullandığım şu bilmece aklıma geldi:

https://www.google.com/search?q=%C3%BC%C3%A7%C3%BC+siyah+ikisi+beyaz+takke+bilmecesi&rlz=1C1YTUH_trTR1162TR1162&oq=%C3%BC%C3%A7%C3%BC+siyah+ikisi+beyaz+takke+bilmecesi&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIHCAEQABjvBTIHCAIQABjvBTIHCAMQABjvBTIKCAQQABiABBiiBDIHCAUQABjvBdIBCDExNjdqMGo3qAIIsAIB8QVQ99nb1yn29vEFUPfZ29cp9vY&sourceid=chrome&ie=UTF-8

Aynı bilmece, 3 değil de daha kalabalık bir grup (N katılımcı) için nasıl olurdu?

Bilim ve Dinler Tarihi uzmanlarına soru!

“Bazı minik itirazlar!” başlıklı yazımızdaki (#1) vidyonun başında Celâl Şengör’ün “—Bilimlen din çelişemez. Mümkün değil.” deyişinden esinlenerek, soruyorum: Kutsal Kitaplar’da matematik niçin yer almıyor? (#2)

(#1) https://blog.metu.edu.tr/caglart/2026/05/07/bazi-minik-itirazlar/
{#2) Kutsal kitaplarda pi sayısı, doğrudan 3,14159… şeklinde geçmez, ancak bazı ayetlerde geometrik tasvirler (çevre/çap oranı) veya gematria (harflerin sayısal değeri) yöntemleriyle pi sayısına atıfta bulunulduğu iddia edilir. En bilinen örnekler Tevrat’taki 1. Krallar 7:23 ayeti (pi=3) ve Kuran’daki bazı kelimelerin sayısal değerleri üzerinedir.

Bkz., https://www.google.com/search?q=kutsal+kitaplarda+pi+say%C4%B1s%C4%B1&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=kutsal+kitaplarda+pi+say%C4%B1s%C4%B1&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIKCAEQABiABBiiBDIHCAIQABjvBTIHCAMQABjvBTIHCAQQABjvBTIKCAUQABiABBiiBNIBCDkwNTRqMGo3qAIAsAIA&sourceid=chrome&ie=UTF-8

Bir minik kuşku!

Astronomlar (#1) uzayın, bizden her yönde ve her uzaklıkta tıpatıp aynı (‘isotropic and uniform’) olduğu kanısındadır. Bu kanıyı destekleyen pek çok deney ve gözlem mevcuttur. Ama, bunların tümü bize yakın uzay bölgelerinde, eni konu Güneş Sistemi içinde yapılmıştır.

Uzayın bizden uzak yerleri de böyle midir acaba? Örneğin, en uzaklardaki ışık hızı ne kadardır? Dahası, oralarda da sabit midir? Bilmiyoruz. Böyle olduğunu sanıyoruz veya varsayıyoruz. Ama ışığın su içinde ve cam içinde daha düşük hızla hareket ettiğini biliyoruz. (#2)

Konumuzun bu aşaması şu iki nedenle önemlidir. İlkin, hani “Deney ve tam Bilim” başlıklı yazıda (#3) “Einstein kuramınca Güneş’in uzayı bükerek arkasındaki bir yıldızdan gelen ışığı çektiği de kaç kez gözlemlenmiştir?” diye sormuştuk ya; işte bu sorunun yanıtı “Bir kez yeter!” olabilir, eğer uzayın her bölgesi tıpatıp bir başka bölgesi ile aynı ise. Yani, “Burada olan tıpatıp orada (da) oluyordur.” görüşü kabul edilebilir, bu koşul altında.
Bu hususla ilgili mühim bir ayrıntı şudur: Bizim çevremizdeki evrensel kütle yoğunluğu ortalaması bir metre küplük hacim başına bir iki Hidrojen atomunun kütlesine denktir. (#4) İşte bu ortalama yoğunluğun evrenin her yerinde aynı olup olmadığını bilmiyoruz ki, örneğin en basitinden, bu yoğunluk değişiklik gösteriyorsa ışık hızı da değişiklik gösteriyor olabilir.

İkincileyin; evrenin tümüyle, sayısı yaklaşık 100 kadar olan

atomlardan yapılı olduğunu sanıyoruz. Kaldı ki, örneğin atom numarası 92 olan Uranyum ve ona komşu pek çok element ışıletkindir ve çabucak bozunur. Yine de, en fazlası 100 kadar atomun evrendeki bunca değişikliğin ana maddesi olduğundan kuşkulanmak yersiz midir?

(#1) Astronom, Astronomi ile uğraşan kişi; Astronomi de Gök Adlandırmak anlamındadır.
(#2) https://www.google.com/search?q=%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n+sudaki+ve+camdaki+h%C4%B1z%C4%B1&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=%C4%B1%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1n+sudaki+ve+camdaki+h%C4%B1z%C4%B1&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIKCAEQABiABBiiBDIHCAIQABjvBTIHCAMQABjvBTIHCAQQABjvBTIKCAUQABiABBiiBNIBCTEwMDY2ajBqN6gCCLACAfEFlOoaoWkgpOU&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#3) https://blog.metu.edu.tr/caglart/2026/05/02/deney-ve-tam-bilim/
(#4) https://www.google.com/search?q=evrenin+k%C3%BCtle+yo%C4%9Funlu%C4%9Fu&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=evrenin+k%C3%BCtle+yo%C4%9Funlu%C4%9Fu&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIHCAEQIRigATIHCAIQIRigATIHCAMQIRiPAjIHCAQQIRiPAtIBCTEwMTIyajBqN6gCALACAA&sourceid=chrome&ie=UTF-8
Ayrıca;
https://www.google.com/search?q=proton+k%C3%BCtlesi&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=proton+k%C3%BCtlesi&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyCQgAEEUYORiABDIICAEQABgWGB4yCAgCEAAYFhgeMggIAxAAGBYYHjIICAQQABgWGB4yCAgFEAAYFhgeMggIBhAAGBYYHjIICAcQABgWGB4yCAgIEAAYFhgeMgoICRAAGAoYFhge0gEINjU4MWowajeoAgCwAgA&sourceid=chrome&ie=UTF-8