Az önce öğrendim -1- Denizanası: Beyni yoksa düşünebilir mi? Düşün_E_mezse var olabilir mi?

İçerik: Azı şaka, çoğu ciddi

Suda izlemesi büyüleyici, zarif ve gizemlidir. Bir denizanasını sudan çıkarın ve çok daha az büyüleyici bir damla haline gelir. Bunun nedeni denizanalarının yaklaşık yüzde 95’i su olmasıdır. Beyinleri, kanı ve hatta kalpleri olmayan denizanası oldukça basit yaratıklardır. Üç katmandan oluşurlar: epidermis adı verilen bir dış katman; mezoglea adı verilen kalın, elastik, jöle benzeri bir maddeden yapılmış bir orta katman; ve gastrodermis adı verilen bir iç katman. Temel bir sinir sistemi veya sinir ağı, denizanasının koklamasına, ışığı algılamasına ve diğer uyaranlara yanıt vermesine izin verir. Bir denizanasının basit sindirim boşluğu, hem ağız hem de anüs için bir açıklık ile hem midesi hem de bağırsağı görevi görür. Bu basit omurgasızlar, deniz anemonları, deniz kamçıları ve mercanlar gibi canlıları içeren Cnidaria filumunun üyeleridir. Filumun tüm üyeleri gibi, bir denizanasının vücut kısımları da merkezi bir eksenden yayılır. Bu “radyal simetri”, denizanasının herhangi bir yönden yiyecek veya tehlikeyi tespit etmesini ve bunlara tepki vermesini sağlar. Denizanası dokunaçlarıyla sokma yeteneğine sahiptir. Sokmaların şiddeti değişmekle birlikte, insanlarda çoğu denizanası sokması yalnızca küçük rahatsızlıklarla sonuçlanır.

https://oceanservice.noaa.gov/facts/jellyfish.html

Mini not, daha doğrusu Aristovari bir yorum: Her yönü aynı olan denizde, hem av hem de avcı olan balık, su yılanı ve benzeri hızlı yüzmek zorunda olan canlılar gemi benzeri hidrodinamik gövde biçimlerine sahiptir. Denizanaları ise, av değildirler; zira zaten %95 oranında sudan oluşur imişler. Demek ki, hızlı yüzmeleri için önemli bir neden yok. Aynı nedenle de bir eksene göre ‘radial’ yani silindirik simetriye sahipler.

Bu son kelâmın sebeb-i hikmeti şudur ki, naçiz bir fizikçi de bir denizanasını işte böyle res’meder.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *