1 minik gözlem

Bir yazımızda, matematiğin sayıya dayalı (‘quantitative’) kısmında, eşit işareti ortadan kaldırıldığında geriye sadece anlamsız bir takım simgeler yığını kaldığından söz etmiştik. Benzer bir gözlemimiz de Tarih bilgisine ilişkindir. Tarih bilgisinden, Bilim bilgisinin gelişiminin etkisini yani bunun toplumlar nezdinde görünürü, biliniri olan Teknoloji etkisini kaldırın; geriye sadece bazı (yalan yanlış) masallar, öyküler, rivayetler, efsaneler ve benzeri (televizyon kanallarındaki diziler misali) senaryolar kalacaktır. (#1) Örneğin, savaş toplarından söz edilmezse II Mehmed’in (Fatih Sultan Mehmed) Konstantinopolis’i ele geçirişi (#2) ve yine savaş toplarından söz edilmezse Napoleon Bonaparte’ın Fransa, Avrupa ve Dünya şekillenmesindeki işlevi ve yine topçu subayı olan İsmet Paşa’nın (İnönü) Kurtuluş Savaşımız’daki yaşamsal önemi tam olarak anlaşılamaz. 1916 Çanakkale Zaferimiz’de, Gelibolu yarımadasının telgraf hatları ile baştan sona donatılmış olmasının öneminden (pek sözedilmezse de) biz söz etmeden geçmiş olmayalım.

(#1) Hani bir de şöyle gerine gerine konuşmazlar mı, “Tarihten ders alınsa …” falan demezler mi, kendimi tutamaz kıs kıs gülerim her seferinde?! Cehaletin dik âlâsı değil mi?  Neyse, devam etmeyeyim, ayıp olmasın!

(#2) SORU: İstanbul’u kim ne zaman ele geçirdi?
YANIT: Böyle bir şey olmadı ama önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920’de olmak üzere iki kez işgal edildi.

SORU: İstanbul’u, 29 Mayıs 1453 tarihinde II Mehmed ele geçirmedi mi?
YANIT: Hayır! II Mehmed Konstantinopolis’i ele geçirdi, adını İstanbul’a çevirdi. Başlangıç anlamındaki fetih sözcüğü kullanılırsa ancak “İstanbul’u, 29 Mayıs 1453 tarihinde II Mehmed fethetti.” cümlesi doğru olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *