Usul

Bilirim zihnin darma duman olunca
Gözün arar durur yanıtları etrafta

Sana yön veren histir, zihindeki fikir değil
Dinleyeceğin gönül sesidir, konuşmalar değil

Aç gözünü kulağını, fikrin yatağı histir
Onarman gereken şey fikir değil histir

Olumsuz hisler kara buluttur gözün önündeki
Savaştığın insan değil, hayalettir boşluktaki

Cevaplar sende saklı, bak geçmişine
Vardır hikayesi, konuş çocuk halinle

Aradığın kalptedir kapıyı açabilene
Anahtarsa sualdir, doğru sorabilene

Kapıyı açmaz ise canın, sakın acele etme
Tohum tek suya çıkar mı toprak yüzüne?

Sual sorup cevap bulmakla bitmez iş
Dile döküp itiraf etmek ise en zor iş

Sakladığını dök dile, azalt iyice yükünden
Kim bilir, belki birikenler akar gözünden

Sanma ki dile dökmek başkasına, yalnız kendine
Düşünce olan yara da aynıdır, anca kendi kendine

Bilirim, gün boyu tadını kaçırır ama
Karşı çıkmaz isen huzur gelir ardına

Atacağın küçük bir adım, gerisi gelir
Yarının birikimi, bugünler değil midir

Tanrı ile Sohbet

Elçine bile şüphe ekersin, ben edince cehenneme
Senin aracından bir sual geldi, niçin edersiniz şüphe
Gün oldu devran döndü, elçiyim diyen tımarhaneye

Şimdi sual sırası bana geldi, nasıl etmeyelim şüphe

Kara kalpliler beni dinsiz imansız diye taşlarlar
Şeytana kul olunup, secdeden kalkmaz başlar
Sen de beni sual ederim diye yakacaksan eğer

Kabul ederim, sevgin yalnız elçineymiş meğer

Var mısın yok musun belli değil, beni bul dersin
Nereden bilsin ki bu varlık, bulduğu şey sen misin
Kime vaaddir cennet, sen sanıp başını kaldırmayana mı

Ömrü boyunca putlara baş kaldırıp da seni arayana mı

Ne bu eziyet ey Tanrı, garezin mi vardır bana
İstemem gayrı, yemek için zaman bile, aşımı
Kara melek musallat et, gene de kızmam ama

Tek koyar bana, anlamadan kesersen başımı

Olma Yolunda

Tek bir sualdir değişimi başlatan
Ardından gelecek şeydir isyan
Niye böyle diye didinip durursun
İşin aslını anladığında sen, olursun