Şeytan

Şeytan iki yüzlülük der diye onu öyle sanır
Yanlış bilir mahluklar, iki yüzlü olan insandır
İnanamaz, olmadığına rağmen gözlerim ermiş

Yemin eder, şeytandan dürüstünü görmemiş

Bir gün özlemle ararsam, özü sağlam olan
Vücut bulsa da zuhur etse huzuruma şeytan
Dostumdan iyi ağırlamazsam namerd olam
Şundan ki, tek odur Tanrıya ettiği yemini tutan

Asıl Yolumuz

Sabbah’tan dem vurduk diye
Sanmasınlar onunla yoldaşız
Bu kalp kıran yaftalar ne diye

Farklılığı hoş görmek amacımız

Siyasi bir söze, felsefi bakış bizimkisi
Bomba yaptıran kumandanı değil de
Atoma ilgili fizikçiyi suçlamak sizinkisi

Kitleler arkamda baş kaldırmak değil de

Karşısına geçip bir ayna olmak amacımız
Kendine bakınca kusrunu görsün de
Konuşmaktan yarılsın isterse dudağımız
Amacımız, bundan gayrı akmasın kanımız

Göz Aşamaları

Göz acziyetinin özüdür
Sabbah’ın bir sözüdür
Vakıalar mutlak değil

Külliyen mümkündür

Gözün gördüğü, tek taraf
Diğer gözden gören, şaşkın
Öze kör göze her şey araf

Olur mahlukat, ilkin bitaraf

Her mahluğa davranır taşkın
Körse kaderidir, dünyayla ihtilaf
Resme geniş bakan, olur şaşkın
Özünü gördüğü zaman, aşkın

İnsan

Devasa bir krallıktır insanın kendisi
Halkların çatışmasından ibaret kimisi
Yetkisi olmadığını sansa da kendisi

Sözünü geçirirse odur tek efendisi

Alabildiğine çeşitli halklar vardır krallıkta
Kimisi ihtiyaç tutkunu, kimisi toplumun kulu
Haklıdır hepsi kendine göre bir bakıma
Yalnız dengeyi sağlayan olabilir mutlu