Özlem Teyze

Sekiz dokuz yaşlarımda iken, kendisi ev işi yapacak diye sokağa salardı annem bizi. İşime yarayacak ya, ben de seve seve koşardım sokağa. Aynı oyunlar olmasına rağmen sanki ilk defa oynuyormuşuz gibi coşkuyla oynardık. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız o günlerde, arada bir gözüme takılan ve içimi hüzün kaplayan bir pencere vardı. Ahşaptan yapılmış, iki camı olan, önünde ise küçük bir saksı bulunan bir pencereydi. Perde aralanınca yaşlı bir teyze belirirdi ardında. Okumaya devam et “Özlem Teyze”