Köyün Portakal Ağacı

Gençliğime dair pek de bir şey hatırlamıyorum. Çok eskiye dair hatırladığım tek şey; koyu renkli, iri gövdeleri olan yüzünde şekil şemal kalmamış yaşlılar arasında büyüdüğümdü. Artık su içip yemek yiyemeyen çürümüş ve kurumuş kökleri, topraktaki tüm yemekleri benim yememi sağlıyordu. Bazılarının gözlerinin ışığı sönmüş, sanki “Bu dünyaya olan hizmetimi yeterince verdim, artık yolculuk vakti.” diyordu. Onların elinde ve onların bilgeliğinde büyüdüm. Dilleri vardı ama hiç konuşmazlardı. Lakin o sessizlik içinde bile bana birçok şey öğrettiler. Onların dallarını nereye uzattıkları, ne zaman meyve verdikleri, misafirleri nasıl karşıladıkları, rüzgarlara nasıl direndikleri benim olgunlaşmamı sağlayan şeylerdi. Onların yaşadığı çoğu şeyi yaşamamıştım henüz ama onların hayatı geleceğimin habercisi gibiydi. Bana ait yazılmış kaderin birer ön gösterisi gibiydiler. Okumaya devam et “Köyün Portakal Ağacı”

Tanımak / Tanımlamak

Doğdum, bereket dağında konumlandım
Sonra dünyayı tanıdım, tanımlara takıldım
İnsanı insan yapan tanımıdır sandım
Kendimi tanıtmak için tanımları kuşandım

İnsan tarafından, tanımlar ile tartıldım
Sıfattan yoksun olunca bir kenara atıldım
İnsanı tanımlarıyla andım
Sıfatları sayfalar sürenin karşısında yıkıldım

Kimi zaman dar ağacında asıldım
Yıllandım, nihayetinde kendimi tanıdım
Çamur kaplı altındı, önce tanımlardan sıyrıldım

Şeytan

Şeytan iki yüzlülük der diye onu öyle sanır
Yanlış bilir mahluklar, iki yüzlü olan insandır
İnanamaz, olmadığına rağmen gözlerim ermiş

Yemin eder, şeytandan dürüstünü görmemiş

Bir gün özlemle ararsam, özü sağlam olan
Vücut bulsa da zuhur etse huzuruma şeytan
Dostumdan iyi ağırlamazsam namerd olam
Şundan ki, tek odur Tanrıya ettiği yemini tutan

Göz Aşamaları

Göz acziyetinin özüdür
Sabbah’ın bir sözüdür
Vakıalar mutlak değil

Külliyen mümkündür

Gözün gördüğü, tek taraf
Diğer gözden gören, şaşkın
Öze kör göze her şey araf

Olur mahlukat, ilkin bitaraf

Her mahluğa davranır taşkın
Körse kaderidir, dünyayla ihtilaf
Resme geniş bakan, olur şaşkın
Özünü gördüğü zaman, aşkın

Asıl Olay ve Arif Olmak

Ortada aynı olay, her insana ayrı olan
Ayrı olması ayrı olay, özünde hayrı olan
Özü görmek de olay, yalnız arife nail olan
Arif olmak da kolay, mesele, ortada olan