2015’ten Bir Şiir [2]

Olmaz ızdırap çeken aklını ıslah eden
Hazır ıslah bekleyen görür cefayı ebediyen

Akıl mahkemesi olana ne mutlu
En azından var bir öte korkusu

Zikri fiili olmayana, zikri yere bakana
Böyle zikri fikretmeye gerek yok akla

Akla mukayet Rabb’dan hacet
Ama nice kullara da akıl hacet

Aça medetsiz açığa yok ötede medet
Gün geldiğinde neye yarar medet

Tanrı ile Sohbet

Elçine bile şüphe ekersin, ben edince cehenneme
Senin aracından bir sual geldi, niçin edersiniz şüphe
Gün oldu devran döndü, elçiyim diyen tımarhaneye

Şimdi sual sırası bana geldi, nasıl etmeyelim şüphe

Kara kalpliler beni dinsiz imansız diye taşlarlar
Şeytana kul olunup, secdeden kalkmaz başlar
Sen de beni sual ederim diye yakacaksan eğer

Kabul ederim, sevgin yalnız elçineymiş meğer

Var mısın yok musun belli değil, beni bul dersin
Nereden bilsin ki bu varlık, bulduğu şey sen misin
Kime vaaddir cennet, sen sanıp başını kaldırmayana mı

Ömrü boyunca putlara baş kaldırıp da seni arayana mı

Ne bu eziyet ey Tanrı, garezin mi vardır bana
İstemem gayrı, yemek için zaman bile, aşımı
Kara melek musallat et, gene de kızmam ama

Tek koyar bana, anlamadan kesersen başımı