Karanlıkta Bir Adım

Öfkeyi düşman sanar idim, ardı üzüntü imiş
İnsan para peşinde diye, kör der durur idim
Şan şöhret hikaye, tek derdi var olmak imiş

Yol biter sandım idi, ucu bucağı yok imiş
Derdimi dünya sanır, mal edinmek ister idim
Mal mülk yalan, tek ihtiyaç sevgi imiş

İnsan karışık sanar idim, aslında basit imiş
Aradığım zihinde sanır, fikir bakar durur idim
Fikir zikir altında yatan, cevaplar kalpte imiş

Meyvem insan için sanar idim, aslında değil imiş
İnsanı hoş etmek gerek diye, meyvemi yadırgar idim
Acı tatlı fark etmez, meyvenin kendisi yeter imiş

Şunun Bunun İlen Değül

Kitapla yatıp, bilgisizi hor göreni de var
Kitap görmemiş, kusru hoş göreni de var
Bu mevzu, ezber çoğu ilen değül

Kürk palto giyip iğrendireni de var
Çaputla şalvarla sevindireni de var
Bu mevzu, giyim kuşam ilen değül

Fırıncı olup evsizi aç bırakanı da var
Evsiz olup ekmeğini paylaşanı da var
Bu mevzu, hirfet heybeti ilen değül

Seccadeye sarılıp, ahkam keseni de var
Dinsiz olup, merhamet edeni de var
Bu mevzu, tek secde ilen değül

Asıl sadakat, sonuna kadar özgür iken bağlanmak idür
Asıl arif, en acımasız savaşçı iken barışı seçmek idür
Ve asıl huzur, tüm eleme rağmen güzeli görmek idür

Usul

Bilirim zihnin darma duman olunca
Gözün arar durur yanıtları etrafta

Sana yön veren histir, zihindeki fikir değil
Dinleyeceğin gönül sesidir, konuşmalar değil

Aç gözünü kulağını, fikrin yatağı histir
Onarman gereken şey fikir değil histir

Olumsuz hisler kara buluttur gözün önündeki
Savaştığın insan değil, hayalettir boşluktaki

Cevaplar sende saklı, bak geçmişine
Vardır hikayesi, konuş çocuk halinle

Aradığın kalptedir kapıyı açabilene
Anahtarsa sualdir, doğru sorabilene

Kapıyı açmaz ise canın, sakın acele etme
Tohum tek suya çıkar mı toprak yüzüne?

Sual sorup cevap bulmakla bitmez iş
Dile döküp itiraf etmek ise en zor iş

Sakladığını dök dile, azalt iyice yükünden
Kim bilir, belki birikenler akar gözünden

Sanma ki dile dökmek başkasına, yalnız kendine
Düşünce olan yara da aynıdır, anca kendi kendine

Bilirim, gün boyu tadını kaçırır ama
Karşı çıkmaz isen huzur gelir ardına

Atacağın küçük bir adım, gerisi gelir
Yarının birikimi, bugünler değil midir

2015’ten Bir Şiir [2]

Olmaz ızdırap çeken aklını ıslah eden
Hazır ıslah bekleyen görür cefayı ebediyen

Akıl mahkemesi olana ne mutlu
En azından var bir öte korkusu

Zikri fiili olmayana, zikri yere bakana
Böyle zikri fikretmeye gerek yok akla

Akla mukayet Rabb’dan hacet
Ama nice kullara da akıl hacet

Aça medetsiz açığa yok ötede medet
Gün geldiğinde neye yarar medet

2015’ten Bir Şiir

Varlığını inkar eden absürdlüğün ehli
Seni hatırlatan olacaktı mutabık sevgili
Gel gör ki anılır deli diye kendisi
Bir dili var ki bitiremedi bahsini

Düşünceler var ki der sen yoksun
Onu fikredenin aklı akıldan yoksun
Doğrusu bu fikrin işte sen bir feride
Diyarındaki de zikretmeli, seferi de

Yolculuk

Ben bir delilik edip, içeru yola çıkmışam
Meşalem kitab idi, okuyup durmuşam
Ruh ilmine hakim, dediğim idi yoldaşım

Yolda yürüdükçe, köhne olmuş, yoldaşım

Her yoldaş şeyh idi, huzuruna varmışam
Hakikatim o idi, kör göz ilen vurulmuşam
Beni bilir benden iyi, dediğim idi yoldaşım

Yolda yürüdükçe, köhne, olmuş yoldaşım

Fikir dergahına varıp da, demişim dervişem
Gözde noksan görünce, şeyhimi devirmişem
Fikir etmeyeni hor görüp zorladım nefsim ilen

Hayyam der ki, izle şu hengameyi bir köşeden

Bu rubaide hisar ilen fikri teşbih yapmışam
Hisarın heybetiyle övünür, sanardım işim iş
Yılların inşa ettiğini, kendi elim ilen yıkmışam

Yol çizmek, kumdan kaleler yapmak işi imiş

Dün hakikat dediğime, bugün yalan demişem
Bunu duyan dostun fikrinde, bir yalancı imişem
Hor görme ey dost, ben hakikati arayan bir seferi

Elbet gelir bir dalga, yıkar gider kaleyi değil ebedi

Azrail kapıda, vakit akar diye na’ab olmuşam
Nasıldır bilinmez, sonunda farkına varmışam
Gözlere tahir ağızlara murdar olurmuş aşım

Kendi münazara ateşimde, pişmezse başım

Vakit gelir şimdiye, avuç içinde kaybolmuşam
Vücut benim evim, memleketimde el olmuşam
Şehri tasvire kalksam, bana yardım edemez
Nice şeyhleri devirdi bu dil, kendine yetemez