Tanımak / Tanımlamak

Doğdum, bereket dağında konumlandım
Sonra dünyayı tanıdım, tanımlara takıldım
İnsanı insan yapan tanımıdır sandım
Kendimi tanıtmak için tanımları kuşandım

İnsan tarafından, tanımlar ile tartıldım
Sıfattan yoksun olunca bir kenara atıldım
İnsanı tanımlarıyla andım
Sıfatları sayfalar sürenin karşısında yıkıldım

Kimi zaman dar ağacında asıldım
Yıllandım, nihayetinde kendimi tanıdım
Çamur kaplı altındı, önce tanımlardan sıyrıldım

İnsan

Devasa bir krallıktır insanın kendisi
Halkların çatışmasından ibaret kimisi
Yetkisi olmadığını sansa da kendisi

Sözünü geçirirse odur tek efendisi

Alabildiğine çeşitli halklar vardır krallıkta
Kimisi ihtiyaç tutkunu, kimisi toplumun kulu
Haklıdır hepsi kendine göre bir bakıma
Yalnız dengeyi sağlayan olabilir mutlu