Tanımak / Tanımlamak

Doğdum, bereket dağında konumlandım
Sonra dünyayı tanıdım, tanımlara takıldım
İnsanı insan yapan tanımıdır sandım
Kendimi tanıtmak için tanımları kuşandım

İnsan tarafından, tanımlar ile tartıldım
Sıfattan yoksun olunca bir kenara atıldım
İnsanı tanımlarıyla andım
Sıfatları sayfalar sürenin karşısında yıkıldım

Kimi zaman dar ağacında asıldım
Yıllandım, nihayetinde kendimi tanıdım
Çamur kaplı altındı, önce tanımlardan sıyrıldım

Tanrı Tanı

Sahte mümin, tanrı tanıtmaktır
Sabah akşam, tanrı anmaktır
Seferinin dili, tanrı tanımazdır
Yegane gaye, tanrı tanımaktır