Bilim (Fizik) bilgimizin tam gelişebilmesinin önündeki 3 engelden biri insan zekâsının (zihin, anlak, dimağ) yetersizliği. Pek çok kez değinmiş olduğumuz gibi; sayıları, nokta, çizgi gibi geometrik şekilleri gerçek sananımız çok. Evrende SONSUZ enerji yokken fizik denklemlerinde SONSUZ enerji gani gani kullanılmakta. Dünyanın yarısında anlı şanlı Matematik Prof.ları 0,999… sayısının 1 sayısına eşit olduğuna inanmakta, anlı şanlı ‘uluslararası ve hakemli’ Matematik dergilerinde sayısız sözüm ona kanıtını yayımlamakta, derslerde belletmekte, buna göre de sınav yapmakta; yani, gençleri elemekte. (*)
İkincileyin Bilim bilgisinin ölçüme yani niceliğe dayalı olma zorunluluğu varken, hassalıklı ve kesinlikli ölçüm yapmak olanaksızdır. Çünkü, evrenin her unsuru diğer unsurlarıyla karşılıklı etkileşmekte (‘mutual interaction’). Ne ölçümcü sabit, ne ölçüm aygıtı ne ölçümü yapılacak olan unsur.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, üçüncü sebep de var.
Pekiii, 3. nedir, ne olabilir?
(*) 0,999… sayısı 1 sayısına eşit olsa, her ikisine A gibi herhangi bir sayı ekleyerek pek çok yanlış ‘sözüm ona’ eşitlik elde edilebilir. Örneğin 2,999… sayısı da 3 sayısına eşit olurdu. Bu durumda, arzu edildiği kadar çok sayının başka sayılara eşit olma gereği ortaya çıkar ki, bu da sayı sistemini kullanıl_A_maz hale çevirir.