Monthly Archives: May 2026

Çok hoş!

https://www.msn.com/tr-tr/haber/other/para%C5%9F%C3%BCt%C3%A7%C3%BCler-u%C3%A7an-hal%C4%B1-denemesiyle-g%C3%B6ky%C3%BCz%C3%BCnde-s%C3%BCz%C3%BCld%C3%BC/vi-AA23Ijhd?ocid=msedgdhp&pc=U531&cvid=6a0ed36dcb8445b3b75f8b833990ad95&ei=59

Canlılık

Evreni tam olarak anlamaya aklımın (zekâ, zihin, anlak, dimağ) yeterli olmadığı kanısındayım.
Ben evrenin parçasısıysam, unsuruysam ve canlıysam evrenin de canlı olduğu kanısındayım. Yani evren bir canlı olarak var.
Peki ya taş? Taş cansız olabilir. Evrenin canlı olması içindeki her unsurun da her parçasının da canlı olmasını gerektirmez. Örneğin, içimdeki atomlar canlı olmayabilir.
Ya da canlılığı çok dar kapsamıyla değerlendiriyoruz.

Bir önceki yazının

(Hayâlin katı hâli, bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2026/05/19/hayalin-kati-hali/)
19 Mayıs’ta yer alması tabii ki maksatlı idi.

Yetenekliyseniz, basit araçları uygunca (ökece) kullanarak mucize yaratabilirsiniz. Bunu biliyorsanız da yolunuz açıktır, başarırsınız.

ÇTÜ 2: Toplantı

Of anam of!
Ellerim halâ titriyor. İki günde otuz saat uyku uyunur mu? Uyunursa böyle olur işte! On, on beş bardak çayı da cabası. Bu koltuk büyümüş adeta, pabuçlar da bir iki numara bol.
Epeyi kilo vermişim anlaşılan. Nasıl vermeyeyim? Günler boyu bir iskemle görmedi ki mabadım. Dinel dur! Sabahın köründen taa gece yarılarına. Çay demle, kahve pişir! Çay demle, kahve pişir! Hay eşek arısı sokaydı dilimi de o lâf çıkmayaydı ağzımdan. Sana ne lan! İster toplantı yapar ister yapmaz. Ne karışırsın adamın işine! Koskoca dekan! Sana mı soracak? Bi daa adam hakkında lâf edersem şart olsun!
Yarın bakalım ne olacak. Çay kahve faslı gene başlarsa yandım! Onlara göre hava hoş! Oturdukları yerden salvo! “-Memet efendi çay getir! Memet efendi çay ver, açık olsun! İki sade bir orta Memet! Duydun mu beni? İkidir söylüyorum.” Tam bir hengâme yahu! Otuz kırk kişi sığar mı o odaya? Tamam dekan odası diye büyük, büyük olmaya. Ama, o kadar insanın, sandalyesi, koltuğu!
Bi de hiyerarşi meselesi var. Herkesi titrine göre oturtatacaksın. Doçenti koltukta, kanepede; profu iskemlede oturtamazsın ki. O odadan bu odaya taşımak da var onca koltuğu kanepeyi. Ben çaycıyım, benim işim değil! Ama ne yapacaksın ki seslendiler mi “-Memet efendi!” diye. Hoş, bizim fakülteden olanlar dekanın bozulduğunu bildiğinden fazla ses çıkarmadılar ama başka fakültelerden gelenler de var! Bilgisayar Bilimleri Bölümü bizim fakülteye bağlı ya! O bakımdan işte, koskoca teknik üniversitenin her dekanı, dekan yardımcısı, bölüm başkanı, senato üyeleri, yönetim kurul üyeleri… Hınca hınç doldurdular billahi bizim dekanın odasını. Nefes alacak hava bile kalmadı da yüklen klimaya! Pencereleri açamadı bile garibim. Gizliymiş sözüm ona toplantı! Neler olup bittiği duyulmamalı, anlaşılmamalıymış.
Önce beni bile almadılardı. Ama sonra baktılar getir götürle olmuyor bu iş! Hemen Fizik Bölümü atölyesindekiler tekerlekli bir çek çek kaynaklayıverdiler de şıpın işi, benim emektar semaveri seyyar semaver yapıp soktuk dekan odasına. İyi oldu aslında, odamdan odaya koşturmaktan kurtuldum.
Ama demlikler büyük değil ki, herkesin çayına yetişsin. O yüzden dayan açık kahveye.
İşin en pis tarafı da fincanları bardakları temizlemek, yani bulaşık yıkamaktı milletin gözü önünde. Kampus marketten satın alınan fincanlar bardaklar da pırıl pırıl yıkandı çayhanede ilkin. Ama herkese yeterli gelmedi tabii ki. Bana sorarsanız, çayı kahvesi beleş diye bol keseden içi içiverdi hocalar! Neyse ki, az sonra bir tepsiyle dışarı çıkarıp çay odasında yıkatmayı akıl ettik boş bardakları fincanları da milletinin ağız tadı pek bozulmadı.
Rektör Aydın Yaramaz Hoca Bey talimat vermiş, “-Herkesi elden geçirin.” demiş. “-Ucu kime dokunursa dokunsun. Bakın bakalım bizde de sahte diplomalı eleman var mı?”
Görüyorsunuz işte! Akılsız başın cezasını ayaklar çekmiyor sadece! Taa öbür üniversitedeki elemanlar da çekiyor.
Gerçi ben tanımam etmem ama; duymuşsunuzdur, okumuşsunuzdur. ÇÖMÜ’de uyanık bir hademe, bilgi işlem sistemine sızarak sahte öğrenci kaydı ve diploma oluşturmuş. Bu yolla memur statüsü kazanmış. Durum fark edilince de tutuklanmış. Sonra da geçen değil bir önceki Perşembe, yani 7 Mayıs 2026’da serbest bırakılmış. Ben de hikâyenin tamamını gazetelerde okudum. Buyrun siz de okuyun. (*)
Benim merakım, bakalım yarın ne olacak? Dekanlıktaki toplantılar kaldığı yerden devam mı? Hocaların hepsi uyanık valla! Saat beşten sonraya toplantı uzayınca, ek ders yazıyorlar kendilerine. İş bu fakir çaycıya gelince avucunu yala. Ama yarın diyecem; bana da bir sakal atın! Hiç değilse, bir hafta on gün ücretli izin yazın da, kendime geleyim. Yoksa telef olup gidecem o hay huy arasında!
Ne olur ne olmaz! Çayhanemi toparladım yarın için!..
Gidip kestireyim bakalım, sabah kalkabilecek miyim erkenden?..
Ahh haaa! Vallahi tutulmuş her yanım! Çatur çutur!

(*) https://halktv.com.tr/turkiye/comudeki-skandalda-hademe-serbest-birakildi-okul-sistemine-sizip-kendini-yonetici-yapmisti-1029251h

Trump ne diyor, EURUSD ne diyor?

DJ Turmp ve Trump’ı yönetenler ve Trump’ın yönettiği bazı kişilere göre, önlerinde erişilmesi elzem olan 3 hedef vardı. 1) Çin’e kıyasla geride kalan ABD sanayisini ve dolayısıyla ekonomisini, yeni bir atılımla öne çıkartmak. Bu maksatla, yani amaca giden her yol mubah deyip haydutluk, kolonileştirme ve hırsızlık gibi yolları kullanmak dahil; hak, hukuk adalet tanımaz operasyonlara giriştiler. İlk hedef, küresel enerji piyasasını denetim altına almaktı. 2) ABD gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %120’sine yani kolaylıkla ödenemeyecek yüksek düzeylere erişen toplam ulusal borcu azaltmak. (#1) Bu amaçla USD’nin başka paralar ve özellikle YEN ile EUR karşısındaki değerini düşürmek gerekiyordu. 3) 6,7trilyon USD dolayındaki FED bütçesini küçültmek. (#2) Bu amaçla global piyasada USD miktarını azaltmak gerekir ki, bu durum yani USD’ye talebin artırılıp arzının azaltılması kaçınılmaz olarak USD’nin başka paralar ve özellikle EUR karşısındaki değerini yükseltmek demektir. (#3)
Yukarıdaki politikanın, diğer özellikleri bir yana, kolay başarılabilir olmadığı ortada! Şimdilik elde avuçta sadece Çin’e satıldığı iddia edilen 200 Boeing var. Geri kalan ise, lâfla yürüyeceği umut edilen peynir gemisinde.
Iran saldırıları sonrası ABD’de benzin fiyatlarının eyaletten eyalete 4 hatta 5 kat artışı, önümüzdeki Kasım’daki ABD kısmi seçimleri ile birlikte yukarıdaki tabloyu daha da karartmaktadır.
Hülasa; sebep(ler)ini şimdilik öngöremesem de, çok güvendiğim özgün teknik analiz sonuçlarına göre USDTRY’nin hayli uzun (önümüzdeki bir yılı kapsayacak) bir erimde ucuzlayacağı kanısındayım.

(#1) https://www.google.com/search?q=abd+borcu&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=abd+borcu&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyCQgAEEUYORiABDIHCAEQABiABDIICAIQABgWGB4yCAgDEAAYFhgeMggIBBAAGBYYHjIICAUQABgWGB4yCAgGEAAYFhgeMggIBxAAGBYYHjIICAgQABgWGB4yCAgJEAAYFhge0gEIMjIzNWowajeoAgiwAgHxBQKJZVwmtChu&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#2) https://tr.investing.com/economic-calendar/feds-balance-sheet-2145
(#3) https://www.bloomberght.com/fedbarr-bilanco-kucultme-finansal-istikrari-tehdit-edebilir-3777801

Ons Gümüş’ü (XAGUSD) incele önerisi

Mahmut bey bilader kardeşimiz tatilde olduğu için, öneriyi incelemek okuyucuya kalıyor.

Mahmut’u, işine karıştığım için kızdırmak bahasına şu ipucunu verivereyim: Ons Gümüş bugün 17:10 (TR saati) dolayında hem direnç hem de destek konumunda. Bakalım hangi yöne evrilecek.

Bu notla, bir önceki yazının başlığını da “İncele önerisi: DXYZ” şekline düzeltiyorum.