Pek çok kişi yakın çevresindeki pek çok kişiyi (aşırı) menfaatçi olmakla suçlamıştır. Oysa, menfaat sözcüğünün anlamı hakkında düşünen pek olmaz. Her şeyden önce, yaptığımız ettiğimiz her şey tamı tamına menfaatimiz gereğidir, menfaatimiz öyle, o yönde olduğu içindir. Örneğin açken yemeğe yönelmemiz, yemekte menfaatimiz olmasındandır. Uyku da menfaatimiz gereğidir. Alkollü içki kullanışımız da veya içkiyi bırakışımız da böyle. Özetle, menfaat gereği olmayan hiçbir şey yapmayız.
Evet, doğru! Pek çok okuyucumuzun fark etmiş olacağı gibi, burada bir eşitlik var gibidir; “Yaptığımıza göre, menfaatimiz böyle gerektirdiği içindir.” ve “Menfaatimiz öyle gerektirdiği için yapmışızdır.” arasında ayrım yok gibidir. (#1)
Bir de şuna dikkat çekilse yeridir; yukarıdaki ifade tüm canlıları kapsamaktadır. Bizi bu yaz günlerinde iğneleyen arı da menfaatçidir, arılardan kurtulmak için kuru kahve yakarak duman sağlayanlar da. Bu blogun sayfalarına da aktardığımız, “Fiziğin F’si” kitabımızn önsözünde yazılı olan Holotrichia (tümkirpikliler) altsınıfının Hymenostomatida takımının
Paramacium cinsi olan tekhücreli Terliksi Hayvan’ın tuzdan kaçışı da menfaati gereğidir. Tabii ki, Latince adı Orthocoronavirinae olan koronavirüs de kendi menfaati gereği salgına yol açmıştı. Biz insanlar da kendi menfaatimiz gereği olarak onu ortadan kaldırmak veya etkisini en aza indirebilmek için büyük çaba harcadık.
Bir de, yukarıda tariflenmiş organik, (biyolojik, zorunlu, ‘default’) menfaat dışında bilinçli, hesaplı sözcükleriyle niteleyebileceğimiz başka türü vardır menfaatin. Örneğin, gün boyu aç ve susuz kalarak oruç tutmak, bu sınıftandır. İyi bir akşam yemeği (örneğin davet veya düğün, vb.) öncesi atıştırmayıp aç kalmak da aynı sınıftandır. Bankaya borsaya para yatırmak da böyledir, para kazanmak amacıyla ticarethane açmak da.
Gelgelelim, pek çoğumuz, ileriki orta ve uzun erimli (vadeli) menfaatlerimizi hemen hiç (belki de farkında bile olmadığımızdan) yahut başarı sağlayacak şekilde hesaplayamadığımızdan, düzenleyemediğimizden ötürü çok zarara uğrarız.
Sözü uzatmadan, şuraya getirmek isterim: Borsada, hatta günlük ticaret hayatında zarara uğrayanlara, batanlara bakın! Hemen hepsinin bilinçli (hesaplı) menfaat fakiri olduğunu göreceksiniz.
Eğlenceli bir bilinçli (hesaplı) menfaat örneği için bkz., Brindisi (“Libiamo ne’ lieti calici”) from La Traviata : Giuseppe Verdi
(#1) Burası biraz da Fizik bilgisindeki potansiyel kavramına benzer. Herhangi bir başlangıç enerjisine sahip bir parçacık, içinde bulunduğu potansiyel haritasına göre şöyle ya da böyle davranır. Tersten, parçacığın izlediği yörüngeyi (‘trajectory’) izleyerek de alttaki potansiyel haritasını, hiç değilse ilgili yörünge yakınındakini belirlemek olasıdır.