Evreni tam olarak anlayabilir, tam bilimi kurabilir miyiz? -2-

İnsan evladı, Fizik bilgisi edinmeye, yerdeki taşı alıp hasmına ya da avına fırlatmasıyla başlamış olsa gerektir. Taşın dümdüz gitmeyişi, bir süre sonra ve mutlaka yere düşüşü, gayet ilgi çekici konular olarak varlığını günümüzde de sürdürüyor. Örneğin, o fırlatılan taşın niçin yere düştüğü sorusuna verilen, uzayın kütle tarafından büküldüğü biçimindeki yanıt, kütle-uzay arasındaki ilişkinin netlikle ortaya kon_A_mamış olması nedeniyle hayli eksiklidir.
Bütün bunlarla birlikte, insanın nesneleri fırlatış uzaklığı; Bilim bilgisi, teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı olagelmiştir. Taş, ok_yay, top ve tüfek gibi ateşli silahlar, uçaklar, roketler darken bugünlere geldiğimizde, eriştiğimiz düzey şudur: Yer yüzünden en uzağa erişen insanlar yaklaşık 400 bin kilometer kadar uzaklaşabilmiş (#1), en uzağa fırlatılmış yapay uydu ise Güneş Sistemi sınırlarını aşıp Dünya’dan 25 milyar kilometre kadar uzağa gidebilmiştir. (#2)
Ne var ki, bu adımlar insanlık için büyük olsa da en miniğinden Samanyolu Gökadası ölçütleriyle kıyaslandığında gayet önemsiz kalmaktadır. Bu da, Bilim bilgisinde şu an ne denli geride olduğumuzun, evrene ait edinilecek daha ne çok bilginin olduğunun göstergesidir elbet. (#3)

(#1) https://www.google.com/search?q=d%C3%BCnyadan+en+uza%C4%9Fa+giden+insan&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&oq=d%C3%BCnyadan+en+uza%C4%9Fa+giden+insan&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIHCAEQABjvBTIHCAIQABjvBTIKCAMQABiABBiiBDIHCAQQABjvBTIHCAUQABjvBdIBCDM0OTZqMGo3qAIIsAIB8QVYEw19eUJXZA&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#2) https://www.google.com/search?q=d%C3%BCnyadan+en+uza%C4%9Fa+giden+uzay+arac%C4%B1&sca_esv=bab5d0a3aacebeff&rlz=1C1CHBF_enTR1209TR1209&sxsrf=ANbL-n40lpBj3x7hcMPmVk_54syW3F45MA%3A1777298942805&ei=_m3vadzrMOaIxc8PoeWHwQE&biw=1366&bih=641&ved=0ahUKEwjc4pTBmo6UAxVmRPEDHaHyIRgQ4dUDCBA&uact=5&oq=d%C3%BCnyadan+en+uza%C4%9Fa+giden+uzay+arac%C4%B1&gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAiJWTDvG55YWRhbiBlbiB1emHEn2EgZ2lkZW4gdXpheSBhcmFjxLEyBxAAGIAEGBMyBRAAGO8FMgUQABjvBTIFEAAY7wUyBRAAGO8FMgUQABjvBUiyB1AAWABwAHgAkAEAmAGJAaABiQGqAQMwLjG4AQPIAQD4AQL4AQGYAgGgApoBmAMAkgcDMC4xoAezA7IHAzAuMbgHmgHCBwMzLTHIBw6ACAE&sclient=gws-wiz-serp
(#3) “BÜYÜK PATLAYIŞ” başlıklı yazımızdan (bkz., Fizik –10– https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/11/30/buyuk-patlayis/) şu aktarmayı yapmak tarışılan konumuza uygun düşebilir.
Bazı kaynaklarda Arşimet’e, bazı kaynaklarda da Tales’e atfedilen şu önermeye ne dersiniz? “Dünya’nın tam bir küre olduğunu varsayalım ve Ekvatoru baştan sona kat eden bir halat dolayalım. Diyelim ki, Ekvator uzunluğu E=40bin kilometre ve tam da aynı uzunlukta bir halatımız var. Bu durumda halatımızın uçları bir birine ancak değmektedir. (Küresel Dünya’da kutuptan kutuba geçen bir çemberin uzunluğu da Ekvatorunki kadar olacaktır.) Şimdi diyelim ki, bu halatı Yer’in her noktasından bir metre kadar yükseltmek istiyoruz. Halat uçları kaç metre (kilometre) kadar açılır veya halata kaç metre (kilometre) kadarlık ekleme yapmalıyız?”
Yanıt kolay; sadece 6,28 metre (=2π). Ama sanki çok daha uzun bir ekleme yapılması gerekliymiş sanılabilir hesap yapmazdan önce. Bunun nedeni, 6,28 metrenin biz insanlar için önemli ama Dünya için ihmal edilebilir bir uzunluk olmasıdır. Dünya’nın yaklaşık 6378 kilometre olan yarı çapı yanında esamesi bile okunmaz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *