SAYI, ŞEKİL, ÖLÇÜM –g–

Fizik –11 / g–

İçerik: Ne yaptığımızın farkında olmak ya da ol_A_mamak!

0,999… = 1 ise, 1,999… =2 ve 2,999 = 3 ve 0,2 + 1,999… = 1,199… = 1,2 vs. olacak. Yani, her sayı kendisinden başka bir sayıya daha eşit olacak. Böylesine saçma bir Sayı Sistemi (‘Number Theory’), Aritmetik, Cebir ve Matematik kullanmak saçmalık değilse nedir?

Fizikte sıkça karşılaşılan π_sayısının gerçek değerini bilmeksizin, gerçek değerinin nasıl bulunabileceğini bilmeksizin ama eldeki (‘Quantum Computers’ dahil) hangi araç, gereç ve teknoloji kullanılacak olursa olsun π_sayısının gerçek değerine asla ulaşılamayacak olacağını bile bile π_sayısını kullanmakta ısrar edişimiz niyedir?

Kullandığımız kanısında olduğumuz Sayı Sistemi içinde, karekök içinde iki, karekök içinde üç, küpkök içinde beş gibi gerçek değerini bilmeksizin, gerçek değerinin nasıl bulunabileceğini bilmeksizin ama eldeki (‘Quantum Computers’ dahil) hangi araç, gereç ve teknoloji kullanılacak olursa olsun bu sayıların gerçek değerine asla ulaşılamayacak olacağını bile bile bu sayıları kullanmakta ısrar edişimiz niyedir?

Trigonometride sin(0°)=1=cos(90°) ve sin(30°)= ½ =cos(60°) dışında hiçbir açının sinüs ve kosinüs değerini bilmeksizin, gerçek değerinin nasıl bulunabileceğini bilmeksizin ama eldeki (‘Quantum Computers’ dahil) hangi araç, gereç ve teknoloji kullanılacak olursa olsun bu sayıların gerçek değerine asla ulaşılamayacak olacağını bile bile Trigonometri kullanmakta ısrar edişimiz niyedir?

Evrende nokta ve çizgi gibi, çember, kare benzeri geometrik unsurlar yoktur, barın_A_maz? Nereden belli? Çünkü bunlar çizilemez. Çizilemeyeşin nedeni, bunların evrene ait olmayışıdır. Peki, o halde Geometri kullanmakta ısrar edişimiz niyedir?

Fizik’te en temel unsur ölçümdür. Ama, hem hep aynı değeri elde edebileceğimiz ölçüm yapamıyoruz hem de ölçüm yapmaya çalıştığımız sırada ölçümün nesnesini bozuyoruz; buna da Belirsizlik İlkesi (‘Uncertainty Principle’) diyoruz. Peki, o halde Fizik’i de mi çöpe atalım?

Evrende ∞_enerji yok. Ama Fizik’te bol bol kullanılıyor. Peki, evrende mevcut olmayan ∞_enerjiyi evrene ait Karacisim Işıması ve Isı Sığası gibi niceliklerin hesabına niçin sokuyoruz?

Besbelli ki, Fizik de Matematik de sil baştan kurulmaya muhtaç. Örneğin, acaba ∞_enerji kullanmadan Isı Sığası formülünü elde etmek mümkün müdür? Bu yaklaşımda Einstein’ın formülünden ve deneysel sonuçlardan ne denli farklı teorik sonuçlar elde edilir acaba?
Son paragraftaki soruların yanıtlarını bir sonraki ve SAYI, ŞEKİL, ÖLÇÜM –h– “Revising the Einstein Solid” başlıklı yazıda bulabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *