TARİH (1) Hadi Tarih’e başlayalım

İçerik: Bu yazı dizisinde ilgileneceğimiz başlık sorularımızı baştan yanıtlayalım

SORU 1: Ders alınsa da alınmasa da Tarih ‘tekerrür’ eder mi?
YANIT 1: Hayır etmez. Heraklit’e at’fedilen sözdeki gibi; “Her şey değişir, her şey akar! Aynı derede iki kez yıkanamazsın!’

‘Aynı derede iki kez yıkanamazsın!’ çünkü adı aynı kalsa bile, debisi, konumu, biçimi, derinliği ve benzeri pek çok özelliği değişip durur derenin. O sırada hiç kimse de; yediği, içtiği ve dışkıladığından bellidir ki, aynı kalamaz. Özetle, ‘Aynı derede iki kez yıkanamazsın!’ çünkü dere de sen de, iki yıkanış arasında, aynı kalamazsınız.

SORU 2: ‘Tekerrür’ etmeyen tarihten ders alınabilir mi?
YANIT 2: Elbette! Aldık bile! Şudur: ‘Tarih tekerrür etmez.’

SORU 3: Tarih’in şaşmaz akışı var mıdır?
YANIT 3: Evet, şaşmaz akışı vardır. (*)

SORU 4: Tarih’in şaşmaz akışı varsa, bilim dalı mıdır?
YANIT 4: Evet Tarih bir Bilim dalıdır. (**)

(*) Tarih’in şaşmaz akışı olduğu Karl Marks ve Marksçılar da savlamıştır. Bunu biliyorum o yanıtı verirken. Ama Marksçılardan ayrıldığım yer, akışın ne yöne olduğuna ilişkindir. (Marks’ın “—Ben Marksçı değilim.” dediği rivayet olunduğu için;) Marks ve Marksçılar tarihin şaşmaz bir şekilde komünal düzene (Proletarya Diktatörlüğü) doğru aktığını savlar. İrdeleyebildiğim kadarıyla da, tarihin komünal düzene doğru aktığına dair pek kanıt yok ortada.
Bu sitede ve birkaç adımda oraya eriştiğimizde kanıtlarıyla değineceğimiz gibi; şimdiye dek K. Marks, F. Engels ve ardıllarından hiç biri asla ileri sürmedi Tarih’in ileride değinmeye söz verdiğimiz yönde şaşmaz akış içinde olduğunu. İlgili külliyatta son derece cılız bir iki anektodla geçiştirilmiş değinmeler hariç.
Ayrıca, şimdiden notlanmasında yarar var; Heraklit’in ‘Her şey akar.’ sözündeki yönün ne olabileceğini bilmiyorum. Hatta Heraklit’in her hangi bir yön ima etmiş olabileceğinden de emin değilim. Ne var ki, evrende zamanla entropinin arttığını yani düzensizliğinin arttığını savlar çağdaş Fizik.
(**) Daha da ileri gidelim; “Tarih, Fiziğin bir dalıdır.” (Bu tezi, en hafif deyimiyle gülümsemeyle karşılayanlar olduysa, bu hâllerini bir yere notlasın lütfen. İleride, üç_beş yazı sonrasında, o nota bakmalarını rica edeceğim çünkü.)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *