İnce işler 2

Diyelim ki, elimde yüklü miktarda (montanlı) Microsoft_MSFT (NYSE NASDAQ) hissesi vardı ve yine diyelim ki, geçen Temmuz ortalarında (15.07.2025) bu şirketin finans ve bilgi işlem bölümlerinde çalışan ahbaplarımdan, şirkette işlerin pek de iyi gitmediği haberini aldım. (*) Haliyle hayli tedirgin oldum ve ‘SATsam mı acep? Ne zaman, ne miktarda, kaç paradan SATsam?’ diye gece düşlerim içinde sayıklar oldum.
Bu haber bana gelene dek, kim bilir kimlerin kulağından girip ağzından çıkmıştır, bilinemez. Acele mi etmeliydim, yoksa önce onların SATışlarını mı gözleseydim?
Soru soruyu doğurdu; her saniyede beş on batın, her batında beş on yeni soru.
Hoş, elimdeki hisseler fiyat belirleyecek, grafik şekillendirecek kadar çok olaydı kendimi daha rahat hissederdim. Ama, o devasa şirketin ne kadar hissesine sahip olabilirdim ki? Yine de, hissedaşlarımla orada burada buluşup sohbet ederken hem ağızlarını bir arayayım hem de asıl meramımı bir fıştıklayayım diye düşünmeye başladım. Gördüm ki, bir kısmı benim gibi tedirgindi, karamsardı.
Bu aradaTemmuz sonu yaklaştı ve ben o hiç sevmediğim deyimle ‘aksiyon almaya’ karar verdim. (**) Biraz masraflı oldu ama değdi doğrusu; MSFT pay fiyatlarını ALış kademelerini şişire şişire yukarı çektim. Çektik daha doğrusu; bir kaç aracı kurum işbirliği ve operasyon müdürleri veya şeflerinin el çabukluğuyla.
Devamında yani Ağustos başında hem benim hem de başka oyuncuların SATışlarıyla hisse fiyatları hayli geriledi.
Ağustos ortasına doğru SATışları kestik. SATışlar bitti diye düşünen (=sanan) (***) bir kısım oyuncu ALış yaptı (****) ve hisse fiyatları dalgalanarak yükseldi.
Ekim sonuna doğru, önceki zirve yani bizim kademeli ALışlar girip yükselttiğimiz fiyatlar görüldü. Böylelikle son viraja girmiş olduk. Elimde ne var ne yok, fiyat gözetmeksizin, tahta dengesini umursamaksızın yazmadan yani aktif olarak piyasa fiyatından SATmaya başladım. Bunları yani beni gören bazı oyuncular da hisse grafiğinde ÇİFT TEPE oluşacağı endişesiyle SATışa geçti.
Sonuç gayet başarılı oldu; güzel randıman aldık. SATan kazandı! Alan ne zaman kazanır? Bilmem.
İleride ne yapacağımı henüz planlamadım. Biraz çevre araştırması yapsam iyi olacak. Bakayım, diğer oyuncular ne vaziyette. Ama şu kadarını şimdiden söylemekte sakınca yok; Alttaki grafikte (#) okla işaretli fiyatlardan, koşullar da elverirse, kademeli ALış yapabilirim. Hissedaşların bazıları da böyle düşünüyordur sanırım.
O zamana dek biraz gezip tozayım da, normalleşmeye çalışayım bari. Sürekli, hesap kitap, tedirginlik, gerilim, kâbus, karabasan çekilmez ki.

(*) İçerden haberli (‘Insider Trading’) işlem yapmak borsalarda elbette suçtur. Gelgelelim, adalet tanrıçası Themis’in (*i) de gözleri bağlıdır. Görmez! Ancak kulağına fısıldandığında kılıcını indirir de, artık parmak mı keser kelle mi, burası hayli belirsizidir.
(*i) Çoğu adaletle ilgili bina kapı önlerinde Themis’in heykeli, tam da Müslüman mahallesinde salyangoz misali yer alır da, memleketteki put arayıcı, heykel yıkıcıların gözüne çarpmaz, her nedense.
(**) Sahi, bazıları da aynı durumda ‘karar aldım’ der. Hangisi doğru acep? Karar alır mıyız yoksa karar verir miyiz herhangi bir konuda?
(***) Sıkça işitmekteyim; ‘sanıyorum’ yerine ‘(diye) düşünüyorum’ deyişi hayli yaygın. Bir de, ‘dedi’ demek yerine ‘ifadesini kullandı’ yaygınlaştı. Niçin acep?
(****) Bir de şu; ‘ALdı’ yerine ‘ALış yaptı, ‘ÇIK’ yerine ‘ÇIKIŞ YAP’.
(#) Grafiklere 30.01.1926 kapanış dahildir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *