FİZİK BİL_me_MENİN EĞLENCELİ YANI -3-

—Elmanın düşüş sebebi nedir?
—Dünya’nın çekişi!
—Dünya’nın çekiş sebebi nedir?
—Uzayı büküşü!
—Dünya’nın uzayı büküş sebebi nedir?
—Kütle ve enerji uzayı büker! (#1)
—Kütle ve enerjinin uzayı büküş sebebi nedir?
—Hani bir koltuğa, kanepeye, yatağa oturduğumuzda çöker ya, öyle işte! (#2)

İyi hoş da, koltuğun, kanepenin, yatağın bükülüş sebebi oraya oturuşumuz yani Kütleçekim’in bizatihi ve bizzat kendisi değil mi?

(#1) https://www.youtube.com/watch?v=d699f8k0yQI dkk.=4:42
(#2) https://www.instagram.com/reel/C8d4eQSi25i/

FİZİK BİL_me_MENİN EĞLENCELİ YANI -2-

20. yy başındaki önemli fizik tartışmalarından biriydi elektrik yükünün madde içinde hangi biçimde yayık olduğu kunusu. Tartışılan modellerden biri, Üzümlü Kek Modeli idi. (#1)

Biz de eski bir yazımızda benzer bir modelin Kütleçekimsel türünü konu edinmiş idik. (#2)

Tıpatıp aynı Üzümlü Kek Modeli evren genişlemesi konusu tartışılırken de kullanılıyor. (#3)

Ama hiç kimse, genişleyen evrenin bizden en uzaktaki büyük gökadaların ve gökada topluluklarının (‘cluster’) da bir ucundan öteki ucuna genleşip genleşmediğini bilmiyor, sorgulamıyor!

(#1) https://www.google.com/search?q=%C3%BCz%C3%BCml%C3%BC+kek+modeli&rlz=1C1CHBF_enTR866TR866&oq=%C3%9Cz%C3%BCml%C3%BC+Kek+Modeli&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUqBwgAEAAYgAQyBwgAEAAYgAQyCAgBEAAYFhgeMggIAhAAGBYYHjIICAMQABgWGB4yCAgEEAAYFhgeMggIBRAAGBYYHjIICAYQABgWGB4yCAgHEAAYFhgeMggICBAAGBYYHjIICAkQABgWGB7SAQgxMDE1ajBqN6gCCLACAfEFThkhbcLsjHo&sourceid=chrome&ie=UTF-8&zx=1775291614061

(#2) https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/10/16/paradoks-mu-absurd-mu-b/
“Hatasız bir teşbih yaptığımızı umarak (Hani derler a, “Teşbihte hata olmaz.” Gerçekten de olmamalıdır.) Kütle kek içindeki un topakları gibi midir yoksa kuru üzüm taneleri, fındık fıstık parçaları gibi mi? Bu soru henüz yanıtlanmış değil.
Kütle, uzayın içsel (‘intrinsic’) ögesi midir, yoksa dışsal (‘extrinsic’) mı? İşte bunu bilmiyoruz.”

(#3) https://www.youtube.com/watch?v=d699f8k0yQI

BULMACA BULDURMACA

İlkokul dergilerimizin vaz geçilmez eğlendirici bölümlerindendi, çizgi resimlerdeki gizlenmiş (şifrelenmiş, kripto) desenler. Şunun gibi;

Fazlası için bkz., https://www.karar.com/avciyi-bekleyen-buyuk-tehlike-ne-resimdeki-tehdidi-bulun-1507376.

Bu misal, bakalım alttaki grafikteki flamayı bulabilecek misiniz?

Düz çizgilerin gücü adına!

Kuşkusuz, olayların pek çok nedeni var ve geleceği iyi tahmin etmek için tümünü bilmek gerekir. Ama, bazı ipuçlarından yola çıkarak da gelecek hakkında şu ya da bu gerçekleşme olasılığı çerçevesinde çeşitli tahminler yapılabilir. Örneğin, sadece üç düz çizgi ile Dolar Endeksi DXY hakkında gayet belirgin bir fikir sahibi olunabilir.

Salt düz çizgilere dayalı irdeleyiş %100 başarı getirmeyebilir elbette. Yine de, örneğin BIST_KRDMD pay fiyat ₺ ve $ bazlı haftalık ve aylık grafiklerinden de çeşitli ipuçları elde edilebilir. En azından izleyiş ve daha geniş çaplı irdeleyiş için gerekçe oluşturabilir.

MICROSOFT hakkında

İnce işler 3 başlıklı ve https://blog.metu.edu.tr/caglart/2026/03/16/ince-isler-3/ adresteki fikrimiz hilafına olam şu haber dikkat çekicidir: Microsoft 2008’den beri en kötü çeyreğe hazırlanıyor

Teknoloji sektörünü sarsan iki endişe verici eğilimin kesişme noktasında bulunan Microsoft, yirmi yıl önceki küresel finans krizinden bu yana en kötü çeyreklik performansına hazırlanıyor.

Bkz.

https://www.bloomberght.com/microsoft-2008-den-beri-en-kotu-ceyrege-hazirlaniyor-3773042

FİZİK BİL_me_MENİN EĞLENCELİ YANI -1-

FİZİK ÖĞREN_me_MENİN YARARI için bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2025/03/01/fizik-ogren_me_menin-yarari/

Eğlenceli yanlarından biri ise şudur: Düz ve v hızıyla giden miniminnacık bile olsa herhangi bir tanecik şu koskocaman uzayı şu formüle (*) göre büzüştürür imiş, gidiş yönünde. Ama diğer yönlerde hiç değişiklik olmaz imiş. (**)

İşin eğlencesiz yanı ise şudur: Yukarıdaki sözler tamamen saçmadır. Einstein, andaş (eş anlı, “simultaneous”) konum ölçümü sonucunun ne olacağını öngörmüştür sadece. Uzay gerçekten mi büzüşmüştür de o sonuç elde edilmiştir yoksa başka tür ölçümün olanaksız olduğu mu ima edilmiştir? Bu sorunun yanıtı değildir Einstein’in Boy Kısalması (“Length Contraction) formülü.

Ayrıca, bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/11/02/hizli-giden-nesnelerin-boyu-gercekten-kisalir-mi-b/

(*)

(**) Çok yakından tanıdık bazı üniversitelerin bazı Fizik Bölüm’lerinde halen öyle belletilmektedir.

Zamanda Yolculuk

Işınların demet halinde çizgiler izleyerek davrandığı Geometrik Optik kapsamındaki olayların tersinir olduğu bilinmektedir. Yani, aynadan yansıyan, mercek ya da prizmadan geçen, suda kırınan ışının kaynağı ile hedefi (örneğin, hedef ekranı) yer değiştirildiğinde izlenen yörünge aynı kalır. Dahası, ışın kaynağının ve hedefin gösterilmediği fotoğraflara bakarak ışığın yayılma yönü saptanamaz. Kimya’da da bazı tepkimelerin tersinir olduğu bilinmektedir. Keza, bazı Isıldevinim (“Thermodynamics”) süreçlerinin de tersinir türden olduğu bilinmektedir.
Biraz da bu bilgilerden kaynaklı olsa gerek, “zamanda yolculuk” konusu da hayli ilgisini çekegelmiş insanlığın. Lâkin, geleceğin henüz oluşmadığının fikriyle, sadece zamanda geriye yolculuktan söz edilmekte, şimdilik. Ama, bu geriye yolculuğun an be an sürekli olarak mı gerçekleşeği umulmakta, yoksa anlık zıplama biçiminde mi gerçekleşeği umulmakta; işte burası belirtilmez çoğu kez. Yine de “Hele bir geriye zıplamayı becerelim, sonrasında sürekli biçimde geriye gitmeyi de umabiliriz.” diye düşünmek mümkündür.
Fizik çerçevesinde ise, Pozitron gibi bir Zıttaneciğin (“Antiparticle) Elektron’a göre (bize göre de) zamanda geriye gittiği düşünülmektedir. Bu özellik salt Elektron_Pozitron çiftine değil tüm Zıttaneciklere özgüdür.
Pozitronun da Elektronun da bilinmediği bir çağda, zaman (yani bize göre) ilerlerken zamanda geriye gidişin şimdiyi ve geleceği nasıl etkilediği, nam_ı diğer, Nedensellik yani Sebep_Netice ilişkisini (“Causality”) gözler önüne seren kişi Sofokles’tir. (#1) Dikkatli okuyucu fark etmiş olabilir ki, Sofokles’in bu anılan Kral Ödip adlı Tragedya’sında zaman kâh zıplamalarla kâh kısa bölümler içinde süreklilik hâlinde geriye gider, gelir.
Bir başka dikkat çekici nokta şudur: hiç kimse alabildiğine geri gidip en baştaki “Trajik Hata”yı (“hamartia” (#2)) yani olayları başlatan ilk kehâneti, yani minik bir yavrunun ileride babasını öldürüp yerine geçerek kral olacağını ve annesi ile evleneceğini söyleyen kâhini, bunları söylemesinden evvel öldürmek arzusu duymaz. (Böyle olsa zaten tragedya olmazdı. Şaka, şaka!)
Gelgelelim, Richard Feynman adıyla yayımlanmış şu vidyonun 8:53 zamanında sözü edilen bir paradoksta zamanda geriye gidip dedesini öldüren bir şahsın, öz babasının ve dolayısı ile bizzat ve bizatihi kendisinin doğumunu engelleyebilmesinin olanaklı olup olmadığı tartışılır. (#3)
Bu anılan vidyodaki sözler ve fikirler gerçekten Feynman’a mı aittir? Kuşkuluyum. Zira, aynı vidyonun az öncesinde yani 8:14 zamanında evrende sonsuz enerji olmadığından söz edilir. Önceki pek çok yazımızda da belirtmiş idik; evrende  enerji yoktur ama Maxwell–Boltzmann İstatistiği’nde, Max Plank Karacisim Denlemi’nde, Albert Einstein Isı Sığası denkleminde enerji hep ’a gider. Bu nasıl olur? Nasıl olur da Feynman, Maxwell–Boltzmann İstatistiği’ne, Max Plank Karacisim Denlemi’ne, Albert Einstein Isı Sığası denklemine itiraz etmez?
Zaten, aynı vidyonun 5:50 zamanı dolayında şunları söylüyor Feynman: Zaman makinesi ile zamanda 10 dakika geri gidip makinenizden dışarı adım attığınızda (…) uzayın boşluğuna basarsınız. Havasızlıktan boğulur, donar ve ölürsünüz. Çünkü 10 dakika önce Dünya bam başka bir konumda idi. “—Geriye gitmek için Dünya’nın 10 dakika önceki tam konumunu hesaplamanız gerekir.”
Bu denli dolambaçlı gerekçelere gerek yok aslında. Kestirmeden söyleyeyim: Zamanda geriye gidip dedenizi öldüremezsiniz. Çünkü, o zamanda, gelecekten gelip dedesini öldürmüş bir kişi (yani siz) yok idi(niz). Dolayısı ile, öyle bir ana, yani denizi öldürdüğünüz ana gidemezsiniz, çünkü öyle bir an hiç olmadı. Daha da özeti; geçmişin hiçbir anına gidemezsiniz çünkü o anda gelecekten gelmiş bir kişi (yani siz) yok idi(niz), öyle bir an hiç olmadı idi.
(#4)

(#1) https://blog.metu.edu.tr/caglart/?s=%C3%96dip
(#2) https://www.google.com/search?q=Trajik+Hata&rlz=1C1CHBF_enTR866TR866&oq=Trajik+Hata&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIICAEQABgWGB4yCAgCEAAYFhgeMgcIAxAAGO8FMgcIBBAAGO8FMgcIBRAAGO8F0gEIMTcwOGowajeoAgiwAgHxBf0uVQJ1cixo&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#3) https://www.youtube.com/watch?v=9srHbolzwf8
(#4) Kim bilir, şu kelâm ileride gayet meşhur olabilir: “Past is not penetrable!”