The English translation of this article will be uploaded and benoted here, soon.
FİZİK -2-
İçerik: Biraz tarih, biraz matematik ve bol felsefe
Açık; aklımız daha gelişkin olsaydı, daha çok ve keskin duyu organlarımız olurdu ve tersi. Yani, daha çok ve keskin duyu organlarımız olsaydı, onlardan gelen veriyi işlemek üzere aklımız daha gelişkin olurdu. Bu bağlamda, gövdemiz de daha gelişkin olurdu, ihtimalen.
Şimdiki durumda ise, sırıkla en fazla 6,5 metre kadar, sırıksız olarak en fazla 2,5 metre kadar, üç adımda ise en fazla 18,5 metre kadar atlayabilmekte insanoğlu. En hızlımız Jamaika’lı Usain Bolt saniyede 10 metre kadar koşabilmektedir. Cep Herkülü’müz Naim Süleymanoğlu, kendi ağırlığının 3 katından 10 kilogram fazlasını kaldırabilen yegâne insandır. Çıplak gözle bir iki kilometrenin ötesini görebilen insana pek rastlanmamış; günlük gürültü düzeyinde sesleri 100 metre öteden işitebilen insan pek duyulmamıştır. Koku, tat ve dokunma duyularımız ise, bir kaç metre erimliktir.
Oysa, evrenin milyarlarca galaksisinden biri olan Samanyolu’nda bile önemsiz bir oyluma sahip olan Dünya’mızın yarıçapı 6378 kilometre kadardır. Kendi çevresinde saniyede 460 metre kadarlık, Güneş çevresinde ise, ortalama saniyede 30 kilometre kadarlık hızlarla döner.
Bu manzara karşısında kendi nesli için “Buna da şükür!” diye düşünenlerimiz elbette haklıdır. Zira, alt tarafta kımıl zararlıları, kıpraşıp duran tırtıllar, bakteriler ve virüsler de var.
Henüz badi badi yürürken öğretmişlerdi bu fakire ki, “Herkesin aklını pazara çıkarmışlar, herkes gidip yine kendi aklını almış.” Bu fakir de aynısını yapmış olmalı, hemcinslerinden ayrı düşmemek için.
Bu fakire göre; en parıltılı zekâ ürünlerinden ve insan aklına, zekâsına, anlağına düşürülmüş en çetrefilli fitnelerdendir Parmenides ve öğrencisi Zeno’nun günümüzden taa 2500 yıl önce terennüm ettiği paradoksları (*)
Bu zat-ı muhteremler demiş ki, mealen “sıradan ve ölümlü bir kral olan Peleus’un oğulu olmasına karşın su tanrıçası olan annesi Thetis’in tarafından yarı Tanrı olup gelmiş geçmiş en büyük savaşçı olarak kabul edilen Aşil (Akhileus) bile önündeki kaplumbağaya asl’a yetişemez.”
Çünkü yetişebilmesi için o anki mesafenin yarısına gelmesi gerekir. Ama, o yarıya gelmezden evvel de o yarının yarısına erişmesi gerekir. Böyle böyle, her yarının yarısına erişmesi gerekir ilkin; hem de sonsuz kez. Gelgelelim, hiçbir mesafenin yarısı da sıfır olmayacağı için Aşil sonsuz kez sıfırdan farklı uzaklığı aşmalıdır.
Özel matematiksel simgeler nedeniyle, PDF’den izlemek önerilir. Şuraya tıklayabilirsiniz: Bl bl