Posted on 13 Ocak 2026 by METU Deep Sea Research Group Posted in 2025 DEEPTRACE Pasifik Seferi

Önceki yazılarımızda dalış günümüzün nasıl geçtiğini bahsetmiştik. Dalışımız olmadığı günler oldukça rutin bir hale dönmüştü. Sabahları laboratuvarda örnekleme için hazırlık yaparak başlayan günü kahve molaları, öğle yemeği ve müzik eşliğinde uzun süren yıkamalartakip ediyordu.  Öğleden sonra 4 civarında Alvin’den gelen bilimsel rapor ile alınan örnekler netleşiyordu, böylece etiketleri ve metadatalarımızı düzenliyorduk. 5 gibi tüm hazırlıkları tamamlayabildiysek Alvin’in yüzeye çıkışını izlemek için burunda yerimizi alıyorduk. Rutinimiz artık belliydi. Günler dalış numaralarıyla eşleşmiş haftanın hangi gününde olduğumuzu unutuyorduk. Farklı olan tek şey o gün ne tür kayaç ve biyolojik örneklerin geleceği olmuştu. Alvin’in gelişiyle birlikte akşamlarımız laboratuvarda geçiyordu.  Örnekler gelir hızlıca alt-örneklemeler ayrılır, ölçüm yapılacak parametreye göre ön işlemler yapılır ve kaldırılır. Bu sırada akşam yemeği saatini kaçırmak çok muhtemel, laboratuvardaki işin uzun sürecekse birisinden yemek ayırmasını istemek kritik. Örneklerin ön işlemleri yapıldıktan sonra koşturma durur ve yemek yiyebilme vakti gelirdi. Yemekten sonra yeşil flaş olursa kaçırmamak için kıç tarafta toplanıp gün batımını izlerdik. Yeşil flaş gün batarken/doğarken ufuk çizgisinde son anda güneşin yeşil renkte görülmesi olayı. Nadiren görüldüğü ya da hiç görülmediği de söyleniyor ama görmek için ihtimalin en yüksek olduğu yer okyanus ortasıymış. Bu moladan sonra gemide ölçümü yapılan parametreler için laboratuvara geri dönüyorduk.

28 Nisan itibariyle evlerimizden ayrılalı tam bir ay olmuştu, 15. Alvin dalışı gerçekleşmiş ve seferin sonlarına doğru yaklaşıyorduk. Gemiye taşıdığımız laboratuvar malzemelerimizin azalmasıyla bir sonraki dalışların öncelik sıralamasına göre hangi örneklemelere öncelik vermeliyiz gibi sarf hesaplamalarına başlamıştık. Aramızda örnek tüpü pazarlıkları dönüyordu.

28 Nisan günü Alvin dalışı Tica’ya yapılmıştı. Tica’yı sefer boyunca sıkça ziyaret ettik, kendi dalışım da 9 gün önce yine Tica’ya olmuştu. Tica, tüplü solucanlarla (Riftia) dolu, yüksek sıcaklıkta baca alanlarının ve daha düşük sıcaklıkta karışım alanlarının olduğu önemli bir alan. 28 Nisan dalışı da pilot eğitimleri için ayrılan dalışlardandı. Pilot eğitim dalışları her 5. Dalış olarak yapılıyor. Diğer dalışlarda 2 bilim insanı bir pilot ekibi oluştururken eğitim dalışlarında bir bilim insanı, bir eğitim alan pilot adayı ve bir de pilottan oluşuyor. Bu dalışın bilim insanı ise bizim ekibimizden Suna’ydı. Dalışları başarılı geçmişti. 9 gün önce kendi dalışımda gördüğüm ve boynu bükük gibi dursa da muhtemelen diğer riftialar arasında en avantajlı yeri kapmış olan riftia dikkatimi çekmişti. Boynunu baca suyunun akışına bırakmış dans eden bir riftiaydı. Dalış sonrası pilot adayı ile o boynu bükük riftiayı konuşmuştuk. Hala orada öyle dans ediyormuş. Ama onu bir daha gören olmadı. Yukarıda uzun uzun bahsettiğim günlük rutinimiz de seferin geri kalanında aynı olmadı.

29 Nisan sabahı biriken yorgunluktan olsa gerek, Alvin’in dalışını izlemek için uyanmayı artık bırakmıştım. Sabah uyandıktan sonra dalışla ilgili konuşurken dalışın biraz gecikmeli olduğunu öğrendik. Yüzeyde bir şamandıra belirdiği için gemiye şamandırayı çektikten sonra dalış başlamış. Dalışın bilim ekibinde seferin baş uzmanı Andrew ve öğrencisi Alyssa vardı, alanları ise önceki günkü gibi Tica’ydı. Bir saat sonraydı belki, ana laboratuvardaki Alvin’in konum ve derinliğini takip edebildiğimiz ekranın önünde bir kalabalık vardı. Dalış saati üzerinden <şu an dipte olması gerekirdi ama hala dibe 200 metre uzaklıktalar> gibi sıra dışı bir durumu işaret eden hesaplamalar yapılıyordu.  Derinliğin azaldığına emin olmamızla birlikte Alvin’in yüzeye doğru geldiğini anladık.  Henüz öğlene yaklaşan saatler için bu şaşırtıcıydı. Bir terslik olduğunu düşünmeye başladık. Ardından Alvin ekibinin lideri (expedition leader) laboratuvara geldi. Bilim ekibine dipte bir aktivite tespit edildiği için Alvin’i gemiye çağırdıklarını, deniz altındaki herkesin iyi olduğu ve güvenliklerinde bir sorun olmadığı bilgisini verdi. Alvin gemiye geldiğinde daha detaylı bilgi edinebilecektik. Benim kafamda ise şu cümle yankılanmaya devam etti “AŞAĞIDA BİR AKTİVİTE TESPİT EDİLDİ”. Sanırım beklenen o an gelmişti ve EPR eruption’ı – plaka sınırında beklenen patlama — biz oradayken gerçekleşiyordu.

East Pacific Rise (EPR) – Doğu Pasifik Sırtı birbirinden uzaklaşan plaka sınırlarının oluşturduğu bir yapı. Bu yüzden ortalama 15-20 yıllık periyotlarla yeni bir patlama ile var olan bacaların yok olup yeni bacaların oluştuğu bir döngü gerçekleşiyor. En son patlamanın 2005-2006 yıllarında tespit edilmiş olmasıyla birlikte yeni bir patlama dönemi halihazırda bekleniyordu. Ancak patlama dönemine -hatta gününe- denk gelmek, akıl almaz bir ihtimaldi.  Neredeyse bir aydır o bölgedeydik ve patlamanın olacağını gösteren gözle görülür bir ibare yoktu. Dahası bir önceki gün aynı alana dalış yapılmıştı ve aşağısı oldukça stabil görünüyordu, anormal bir şey görülmemişti.

Eğer gerçekten patlama olduysa, elimizde patlamadan hemen önceki bir aylık sürecin verisi vardı ve patlama sonrası sıcağı sıcağına daha fazla veri toplayabilirdik.

Kafamda canlandırmaya çalışıyordum. Aşağıda ne gördüler? Ne fark ettiler? Bir tektonik plaka sınırındaki patlama yakından nasıl görünür ki? 2.5km suyun altında bir volkan patlaması gibi saçılan lavlar olmayacağını düşünüyordum. Aklımdan bir sürü sahne geçiyordu; suda saçılan kırık baca kaya parçaları, devrilmiş bacalar, puding gibi akan ve soğuyup yastıklar oluşturan lavlar… Tabi bu sahnelerin hepsinde Alvin ve içindekiler, Tica’nın üzerinde güvenli mesafeden süzülerek kuş bakışı izliyor. Henüz Alvin gemiye gelmeden ve ekip ne gördüklerini aktarmadan ben çoktan ikna olmuştum. Tarihi bir ana tanıklık ediyorduk. Belgesellerde izleyeceğimiz türden bir olay! Herkes şaşkın, ne düşüneceğini dahi bilmiyor. Kimisi soğuk kanlı, bu haber bir etki yaratmamış. Bense gülümsememi ve heyecanımı suratımdan silemiyorum. Mustafa Hoca kamerasıyla ilk tepkilerimizi çekti. Asıl merakla beklediğimiz ise Alvin kamerasının kayıt altına aldıklarıydı. Bu videolara genelde dalışın ertesi günü ulaşılabiliyordu.

Alvin’in yüzeye çıkmasına yakın hepimiz burundaki yerimizi aldık ve heyecanla beklemeye başladık. Vakit geçmek bilmedi. Alvin’e yüzücüler ulaştı, etrafında rutin yapılması gerekenleri yaptılar ve Alvin gemiye doğru çekilmeye başladı. Bir yandan ilk dalışı olduğu için Alyssa’nın soğuk su dolu kovası hazırlanmıştı.

Nihayet Alvin gemide!

Dalış ekibinden ilk dalışı olan Alyssa çıktı ilk. Herkes kıç tarafta toplanmış dalıştan gelenlerin ağzından çıkacakları bekliyordu. Ardından Andrew ve son olarak da pilot çıktı. Hepsi iyiydi ama apaçık bir şekilde yaşadıkları şokun içindelerdi. Hemen baş uzman Andrew’ın etrafında bir kalabalık toplandı. Seferin kalanı boyunca ağzımıza yapışan ve çeşitli şakalara malzeme olacak o cümleyi söyledi: “Tica is gone!” –“Tica artık yok!”. Sonradan bunun Alvin pilotunun patlama ile ilgili gemiye verdiği raporda söylediği ilk cümle olduğunu öğrendik.

“Tica is gone!”

Boş yere heyecanlanmamışım gerçekten eruption gerçekleşmiş! Ama o boynu bükük riftia muhtemelen artık yaşamıyor ☹

Video: Andrew Wozniak (Delaware Üniversitesi); Alvin Ekibi; Destekleyen: NSF © Woods Hole Oşinografi Enstitüsü

Ekibin anlattığına göre dibe ulaşıp Tica’ya doğru ilerlemeye başladıklarında daha önce görmedikleri yoğunlukta bir bulanıklık hakimmiş. Ayrıca dipteki sert kayalardan oluşan okyanus tabanı önceki dalışlarda görmedikleri kadar parlak ve koyu renkliymiş – son patlamadan bu yana genç kayaçların üzeri çökelti ile kaplandığı için çok parlak değillerdi. Dipte 2500 metredeki suyun sıcaklığını normalin 0.2 – 0.3 C (evet çok az görünse de anomali diyebileceğimiz bir artış) üstünde okumaya başlamışlar. Temkinli bir şekilde ilerledikten sonra Tica’nın tam konum koordinatlara ulaştıklarında ise bulmayı bekledikleri tüplü solucanlarla kaplı devasa bacaların yerinde hiçbir şeyin kalmadığını görmüşler. Gemiye hızlıca rapor geçen Alvin pilotu durumu şöyle özetlemiş: “Tica is gone!”. Gemiye bildirmesiyle birlikte yukarı çıkışı başlamış. Çıkarken hızlıca niskin şişelerini (orta sıcaklıktaki suyu örneklemek için kullandığımız şişeler) tetikleyip patlamadan etkilenen deniz suyunu da örnekleyip gelmişler.

Baş uzman Andrew Wozniak dalış sonrası patlamaya dair gördüklerini bilim ekibine aktarırken

E tabi bize lab yolu göründü; hızlıca örnekler alındı. Bilim ekibi liderleri, dalış ekibi ve Alvin ekibi toplantıya girdi. Seferin geri kalanındaki Alvin dalışları iptal edildi. Kalan 3 seferde ilk dalışını yapacak olanlar da maalesef bu deneyimden mahrum kalmış oldu. Seferin geri kalanında örneklemeler için yol haritası konuşulmaya başlandı; bir de tabi “diğer baca alanlarında da patlama oldu mu acaba?” soruları. Patlamaya dair bilimsel verileri de merak ediyorsanız makalemiz için takipte kalın. Ama ondan önce seferimizin New York Times’da çıkan haberine ve diğerlerine bakabilirsiniz.

Bilimle kalın,

Nimet

Patlama ile ilgili detaylı bilgi için;

https://www.nytimes.com/2025/05/02/science/deep-ocean-volcanic-eruption-pacific.html

https://www.whoi.edu/press-room/news-release/scientists-in-alvin-witness-seafloor-eruption-on-the-east-pacific-rise/

https://www.denizbulten.com/pasifikte-arastirma-yapan-odtu-ekibi-nadir-volkanik-patlamaya-taniklik-etti-57550h.htm

« Tica’da Son Gün – Suna Tüzün
Majors are cleaned, sealed, cocked, and delivered… Safely – Yağız Demir »
ARAŞTIRMA GRUBU WEBSİTESİ

Araştırma Seferleri

  • 2017 Alvin Pasifik Seferi
  • 2018 Atlantik Seferi
  • 2021 DEEPREDOX Seferi
  • 2025 DEEPTRACE Pasifik Seferi

İstatistikler

  • 40.593
  • 20.177

Son Yazılar

  • Majors are cleaned, sealed, cocked, and delivered… Safely – Yağız Demir
  • 20 Yıl Sonra Gelen Patlama – Nimet Alımlı
  • Tica’da Son Gün – Suna Tüzün
  • Araştırma Gemisi Atlantis’e Hoş Geldiniz! – Hilal Cura
  • 2500m’ye daldıktan sonra kendisi artık Hilallella Curis! – Hilal Cura (27.04.2025)
  • Okyanusun 2563 metre derinliğinden Dünya’ya döndüm! – Yağız Demir (26 Nisan 2025)
  • Bir İlk Dalış Macerası Daha Sizlerle – Nimet Alımlı (19.04.2025)
  • Bir Türk Kadın Araştırmacı İlk Kez Pasifik Okyanusu Derinliklerinde! – Suna Tüzün (16.04.2025)
  • Pasifik 2025 Seferinin İlk Dalışı: 8 Yıl Sonra Derinlere Dönüş – Mustafa Yücel (11.04.2025)
  • Atlantis Gemisinde Buluşma ve Çalışma Alanına Seyir: Hazırlıklar Başlıyor

Son yorumlar

  • 3 hidrotermal baca, 12 Riftia ve 2500 metre: Alvin’in 4880’inci, benim birinci dalışımdan gözlem notları için hilal cura
  • Derin denizlerde yaşayan sıcaklık rekortmeni: Pompei Solucanı için ahmet
  • Sıra bizde: Seferin üçüncü dalışını Batuhan ve Mustafa yaptı! için Baris Ozalp
  • İşaretleyicilerimiz okyanus tabanında! için Nilüfer Ağırdır
  • Deniz tabanında bir araştırma laboratuarı için Alper GİRGEÇ
  • Deniz tabanında bir araştırma laboratuarı için Serdar SAKINAN
  • Sıra bizde: Seferin üçüncü dalışını Batuhan ve Mustafa yaptı! için Caner PENSE
  • 3 hidrotermal baca, 12 Riftia ve 2500 metre: Alvin’in 4880’inci, benim birinci dalışımdan gözlem notları için Münevver Nehir
CyberChimps ©2026