Kadir Sistemi

Views: 133

Kadir sistemi astronomik nesnelerin parlaklığının logaritmik bir ölçüsüdür. Bir cisim ne kadar parlak olursa, kadir değeri o kadar düşük olur ve en parlak yıldızlar negatif değerlere ulaşır. Ay’dan sonra gece gökyüzünün en parlak gök cismi olan ve kadir değeri -1,5 olan Sirius yıldızı, örneğin 15. kadirden bir yıldızdan yaklaşık dört milyon kat daha parlak demektir.


Kaynak: TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, Ocak 2017, s. 55

Gök Gürültülü ve Fırtınalı Havalarda Yağan Yağmurun İçeriği Farklı Mı?

Views: 2117

Atmosferin yüzde 78’i azot; yüzde 21’i oksijenden oluşuyor. Geriye kalan kısmıysa su buharı, argon, karbondioksit, neon, helyum, metan, kripton, hidrojen, ozon ve ksenondan ibaret. Azotun bu kadar yoğun oranda bulunmasının birkaç nedeni var ama genel olarak özetlersek; azot molekülleri, oksijen gazı moleküllerine göre daha kararlı. Örneğin Güneş ışınları karşısında kolayca parçalanmaz, atmosferde gerçekleşen tepkimelerden etkilenmezler. Azot, iki atomdan oluşuyor ve bu iki atom arasındaki bağ çok kuvvetli. Bu bağı kırmak için muazzam bir enerji gerekiyor. Gök gürültülü ve fırtınalı havalarda oluşan şimşek ve yıldırımlar, azotun atomlarını birbirinden ayıracak enerjiyi ortaya çıkarabiliyor. Bu gerçekleştiğinde, azot atomları serbest kalıp atmosferdeki oksijen ile birleşiyor ve nitrat oluşuyor. Nitrat, yağmur suyunda çözülebildiği için bu tür havalarda yağan yağmur diğerlerine oranla yüksek derecede azot içeriyor. Bitkilerin bir kısmı azot yerine nitratı kullanıyor. Yani gök gürültülü, bol şimşekli havada yağan yağmurlar bitkiler âlemi için gübre kadar değerli…


Kaynak: Popular Science Türkiye, Şubat 2017, s.95.

Gökyüzünün Bitip, Uzayın Başladığı Yer Neresi?

Views: 908

Gökyüzü sadece tepemizde değil; ayaklarımızı bastığımız yerden başlıyor ve atmosferin tamamını içeriyor. Atmosferin de katmanları var. Everest Dağı’nın tepesinde duracak olsak, atmosferin en alt katmanı troposfere denk geliriz. Bir üst katmansa stratosfer. Bunun da üstünde 85 kilometre yüksekliğe dek uzanan mezosfer bulunur. Daha yukarıda ancak uzay araçlarının çıkabildiği termosfer var. Son olarak en üstte yer alan ekzosfer ise 10 bin kilometreye kadar uzanır. Bu ekzosferin bittiği yerde uzayın başladığı anlamına gelmiyor. Aslında uzay, ayaklarımızın bastığı yerden 100 kilometre yüksekte (atmosferin içinde) başlıyor. [Uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX firması tarafından 1 Mayıs 2017 tarihinde ABD ordusu için gönderilen uydunun fırlatılışı için bağlantı adresi paylaşılan videoyu seyredebilir ya da 100 km yükseklikten dünyayın nasıl göründüğünü görebilmek için videonun 14.dakikasının 46. saniyesine bakabilirsiniz. https://goo.gl/8yWd42 ]


Kaynak: Popular Science Türkiye, Şubat 2017, s.94.

Ordan Burdan

Views: 63

  • Şu anda Dünya yörüngesinde dönen 300 bin parça uzay çöpümüz varmış. Ki uzaya gönderilen her 1kg yükün ortalama maliyeti 20-25 bin dolarmış.
  • Vücudumuzun ısı kaybı %80 oranında kafa kısmından gerçekleşiyormuş. O zaman neden “Ayağını sıcak tut, başını serin” demişler merak ediyorum 🙂
  • İnsan beyni, tüm vücudun %2’sini oluşturuyor ama vücut enerjisi ve oksijenin yüzde 20’sini kullanıyormuş.
  • Sıradan bir Güneş patlaması 100 megatonluk atom bombasının milyonlarcasına eşdeğer enerji salabiliyormuş.
  • Günümüz teknolojisi ile Dünya’dan en çok uzaklaşan nesne olan Voyager 1 uydusu, 37 yıllık bir yolculuğun ardından sadece 0,004 ışık yılı mesafe gidebilmiş. Bu yüzden yıldızlar arası yolculuğu görmemiz pek mümkün gözükmüyor. Malum Güneş’ten sonra en yakın yıldız Alpha Centauri, yaklaşık 4.4 ışık yılı uzaklıkta…
  • Son olarak, bir kez su içebilmek adına, doğada yok olması için yüzlerce yıl geçmesi gereken bir malzemeyi kullanıyoruz. Sadece bir kez kullanıp attığımız plastik ambalaj ve şişeleri artık daha çevreci çözümlerle değiştirmemiz gerektiğini siz de düşünmüyor musunuz?

Kaynak: Popular Science Türkiye, Şubat 2017.