Monthly Archives: March 2026

MICROSOFT hakkında

İnce işler 3 başlıklı ve https://blog.metu.edu.tr/caglart/2026/03/16/ince-isler-3/ adresteki fikrimiz hilafına olam şu haber dikkat çekicidir: Microsoft 2008’den beri en kötü çeyreğe hazırlanıyor

Teknoloji sektörünü sarsan iki endişe verici eğilimin kesişme noktasında bulunan Microsoft, yirmi yıl önceki küresel finans krizinden bu yana en kötü çeyreklik performansına hazırlanıyor.

Bkz.

https://www.bloomberght.com/microsoft-2008-den-beri-en-kotu-ceyrege-hazirlaniyor-3773042

FİZİK BİL_me_MENİN EĞLENCELİ YANI -1-

FİZİK ÖĞREN_me_MENİN YARARI için bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2025/03/01/fizik-ogren_me_menin-yarari/

Eğlenceli yanlarından biri ise şudur: Düz ve v hızıyla giden miniminnacık bile olsa herhangi bir tanecik şu koskocaman uzayı şu formüle (*) göre büzüştürür imiş, gidiş yönünde. Ama diğer yönlerde hiç değişiklik olmaz imiş. (**)

İşin eğlencesiz yanı ise şudur: Yukarıdaki sözler tamamen saçmadır. Einstein, andaş (eş anlı, “simultaneous”) konum ölçümü sonucunun ne olacağını öngörmüştür sadece. Uzay gerçekten mi büzüşmüştür de o sonuç elde edilmiştir yoksa başka tür ölçümün olanaksız olduğu mu ima edilmiştir? Bu sorunun yanıtı değildir Einstein’in Boy Kısalması (“Length Contraction) formülü.

Ayrıca, bkz., https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/11/02/hizli-giden-nesnelerin-boyu-gercekten-kisalir-mi-b/

(*)

(**) Çok yakından tanıdık bazı üniversitelerin bazı Fizik Bölüm’lerinde halen öyle belletilmektedir.

Zamanda Yolculuk

Işınların demet halinde çizgiler izleyerek davrandığı Geometrik Optik kapsamındaki olayların tersinir olduğu bilinmektedir. Yani, aynadan yansıyan, mercek ya da prizmadan geçen, suda kırınan ışının kaynağı ile hedefi (örneğin, hedef ekranı) yer değiştirildiğinde izlenen yörünge aynı kalır. Dahası, ışın kaynağının ve hedefin gösterilmediği fotoğraflara bakarak ışığın yayılma yönü saptanamaz. Kimya’da da bazı tepkimelerin tersinir olduğu bilinmektedir. Keza, bazı Isıldevinim (“Thermodynamics”) süreçlerinin de tersinir türden olduğu bilinmektedir.
Biraz da bu bilgilerden kaynaklı olsa gerek, “zamanda yolculuk” konusu da hayli ilgisini çekegelmiş insanlığın. Lâkin, geleceğin henüz oluşmadığının fikriyle, sadece zamanda geriye yolculuktan söz edilmekte, şimdilik. Ama, bu geriye yolculuğun an be an sürekli olarak mı gerçekleşeği umulmakta, yoksa anlık zıplama biçiminde mi gerçekleşeği umulmakta; işte burası belirtilmez çoğu kez. Yine de “Hele bir geriye zıplamayı becerelim, sonrasında sürekli biçimde geriye gitmeyi de umabiliriz.” diye düşünmek mümkündür.
Fizik çerçevesinde ise, Pozitron gibi bir Zıttaneciğin (“Antiparticle) Elektron’a göre (bize göre de) zamanda geriye gittiği düşünülmektedir. Bu özellik salt Elektron_Pozitron çiftine değil tüm Zıttaneciklere özgüdür.
Pozitronun da Elektronun da bilinmediği bir çağda, zaman (yani bize göre) ilerlerken zamanda geriye gidişin şimdiyi ve geleceği nasıl etkilediği, nam_ı diğer, Nedensellik yani Sebep_Netice ilişkisini (“Causality”) gözler önüne seren kişi Sofokles’tir. (#1) Dikkatli okuyucu fark etmiş olabilir ki, Sofokles’in bu anılan Kral Ödip adlı Tragedya’sında zaman kâh zıplamalarla kâh kısa bölümler içinde süreklilik hâlinde geriye gider, gelir.
Bir başka dikkat çekici nokta şudur: hiç kimse alabildiğine geri gidip en baştaki “Trajik Hata”yı (“hamartia” (#2)) yani olayları başlatan ilk kehâneti, yani minik bir yavrunun ileride babasını öldürüp yerine geçerek kral olacağını ve annesi ile evleneceğini söyleyen kâhini, bunları söylemesinden evvel öldürmek arzusu duymaz. (Böyle olsa zaten tragedya olmazdı. Şaka, şaka!)
Gelgelelim, Richard Feynman adıyla yayımlanmış şu vidyonun 8:53 zamanında sözü edilen bir paradoksta zamanda geriye gidip dedesini öldüren bir şahsın, öz babasının ve dolayısı ile bizzat ve bizatihi kendisinin doğumunu engelleyebilmesinin olanaklı olup olmadığı tartışılır. (#3)
Bu anılan vidyodaki sözler ve fikirler gerçekten Feynman’a mı aittir? Kuşkuluyum. Zira, aynı vidyonun az öncesinde yani 8:14 zamanında evrende sonsuz enerji olmadığından söz edilir. Önceki pek çok yazımızda da belirtmiş idik; evrende  enerji yoktur ama Maxwell–Boltzmann İstatistiği’nde, Max Plank Karacisim Denlemi’nde, Albert Einstein Isı Sığası denkleminde enerji hep ’a gider. Bu nasıl olur? Nasıl olur da Feynman, Maxwell–Boltzmann İstatistiği’ne, Max Plank Karacisim Denlemi’ne, Albert Einstein Isı Sığası denklemine itiraz etmez?
Zaten, aynı vidyonun 5:50 zamanı dolayında şunları söylüyor Feynman: Zaman makinesi ile zamanda 10 dakika geri gidip makinenizden dışarı adım attığınızda (…) uzayın boşluğuna basarsınız. Havasızlıktan boğulur, donar ve ölürsünüz. Çünkü 10 dakika önce Dünya bam başka bir konumda idi. “—Geriye gitmek için Dünya’nın 10 dakika önceki tam konumunu hesaplamanız gerekir.”
Bu denli dolambaçlı gerekçelere gerek yok aslında. Kestirmeden söyleyeyim: Zamanda geriye gidip dedenizi öldüremezsiniz. Çünkü, o zamanda, gelecekten gelip dedesini öldürmüş bir kişi (yani siz) yok idi(niz). Dolayısı ile, öyle bir ana, yani denizi öldürdüğünüz ana gidemezsiniz, çünkü öyle bir an hiç olmadı. Daha da özeti; geçmişin hiçbir anına gidemezsiniz çünkü o anda gelecekten gelmiş bir kişi (yani siz) yok idi(niz), öyle bir an hiç olmadı idi.
(#4)

(#1) https://blog.metu.edu.tr/caglart/?s=%C3%96dip
(#2) https://www.google.com/search?q=Trajik+Hata&rlz=1C1CHBF_enTR866TR866&oq=Trajik+Hata&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIICAEQABgWGB4yCAgCEAAYFhgeMgcIAxAAGO8FMgcIBBAAGO8FMgcIBRAAGO8F0gEIMTcwOGowajeoAgiwAgHxBf0uVQJ1cixo&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#3) https://www.youtube.com/watch?v=9srHbolzwf8
(#4) Kim bilir, şu kelâm ileride gayet meşhur olabilir: “Past is not penetrable!”

R. Descartes’in “Düşünüyorum; demek ki varım.” mealindeki sözünün sonrası

Düşünüyorum ki, varım. Varsayayım ki, dış dünya da var. Ben + dış dünyanın aritmetik eşitliğine evren diyeyim.
Evrendeki herkes, amâ olsun olmasın Aşık Veysel misali gidiyor gündüz gece, bilmeden ne halda olduğunu. (#1) Örneğin yeyip içtiklerini nasıl sindirdiğini, (#2) içindeki kanın nasıl dolaştığını, görme, işitme, tatma, dokunma ve koklama edimlerini nasıl yaptığını an be an izleyemeksizin. Ama, gündüz gece gittiğine göre, herkesin zaman yolcusu olduğu kesin.
Tabii ki, yaygın manadaki ‘zaman yolculuğu’ deyiminden kasıt başka. Bu konuyu, izleyecek olan veya daha sonraki yazıda irdeleyeceğiz. Şimdilik Aşık’la yoldaşlığımızı sürdürelim.
Dikkatli okuyucu fark etmiş olmalı; Aşık Veysel doğduğu anda yaşamaya başlamış olduğu kanısında. Bu kanı, çok yaygın ama o derece yanlış! Zira, yaşamın anne yumurtasının baba spermi ile döllenmesi anında başladığı biyolojik bir gerçek olarak biliniyor. Ama tabii döllenişin hemen ardından beyin ve duyu organları gibi olanaklardan mahrum olunduğu için o zamanlara ilişkin hiçbir anı kaydedilmiyor, oluşmuyor.
Sonrası da var; doğumdan hayli sonraki bir zamana dek de anı oluşmuyor. İşte bu nedenle de hiç kimse, annesi kim babası kim emin olamıyor. Herkes, ona telkin edilmiş bilgiyle büyüyüp gidiyor.
Bu konuyu, yanak titretmesiyle ünlü bir yabancı sinema oyuncusu aracılığı ile eşeliyelim; Klaus Kinsky. (#3)
Kinsky’nin sarışınca olduğu biliniyor ve ‘A Bullet for the General’ filminde bir Meksikalı, Chuncho Munos’un (Gian Maria Volonté) kardeşi rolünde. Bu durumun izahı (‘rationalization’) için de filmin diğer sarışını Bill ‘nino’ Tate (Lou Castel) sorunca “—Same mother, and the father, who knows.” der Munos. Bkz., https://www.youtube.com/watch?v=LsbzC6fMjZo vidyosu 20:29 zamanı.
Yani, insan annesinden emin olsa bile baba kuşkuludur. İslamiyette de böyledir. Örneğin, mevlitin kimin ruhuna gitmesinin arzulandığı tarif edilirken anne adı zikredilir, babadan hiç söz edilmez.
Öte yandan; “—Anne!” diye hitap edilen her kadın, hitap edenin gerçek annesi midir? Ya, evlatlık alındıysa ve herhangi bir nedenle açıklanmamışsa, açıklanmıyorsa? Ne kalıyor geriye? Fizyolojik benzerlik mi? İyi de, insan insana benzemez mi?
Sözün özü; nasıl ki, anne, baba, ağabey, abla, amca, dayı, vb. diye bilinen kişiler hakkında emin olun_A_maksızın birlikte yaşanıyorsa, tıpkısı tıpkısına aynı; dış dünyanın var olup olmadığı kesinlik çerçevesinde kanıtlan_A_madan da, “Kırmızı daire” başlıklı yazıdaki (#4) dairenin kırmızısının, seyredeni dahil, herkes için her zaman aynı olup olmadığı bilin_E_meden de yaşamak mümkün. Böylece zihinsel genişlik ve derinlik de sağlanmış olur.

(#1) https://www.google.com/search?q=%C3%A2%C5%9F%C4%B1k+veysel+uzun+ince+bir+yolday%C4%B1m+%C5%9Fark%C4%B1+s%C3%B6zleri&rlz=1C1CHBF_enTR866TR866&oq=%C3%A2%C5%9F%C4%B1k+veysel+uzun+ince+bir+yolday%C4%B1m+%C5%9Fark%C4%B1+s%C3%B6zleri&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUyBggAEEUYOTIJCAEQABgTGIAEMgkIAhAAGBMYgAQyCQgDEAAYExiABDIJCAQQABgTGIAEMgoIBRAAGBMYFhgeMgoIBhAAGBMYFhgeMgoIBxAAGBMYFhgeMgoICBAAGBMYFhgeMgoICRAAGBMYFhge0gEIMTI4N2owajeoAgCwAgA&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(#2) Eril bir bireyin o zamana dek yaklaşık 45 ton sıvı, 35 ton kadar da katı gıda tüketmiş olduğu hesaplanabiliyor. Yaklaşık 80 kg’lık bir bünye için bin katı fazla gıda tüketmek gerekiyor. Peki, binde 999’u ne oluyor?
Bu miktar gıda içindeki (yeni) atomlarla, gövde kısım kısım tadil ve tamir ediliyor, yenileme (restorasyon) işlemi gerçekleşiyor.
(#3) Bkz., şu adresteki AI açıklaması: https://www.google.com/search?q=kinsky+filmleri+yanak+titremesi&sa=X&sca_esv=8029562fbebb207c&sxsrf=ANbL-n4avrJVB08NgbDtZbDBcu84JLOyrw%3A1773211611608&udm=50&fbs=ADc_l-aN0CWEZBOHjofHoaMMDiKpaEWjvZ2Py1XXV8d8KvlI3vWUtYx0DZdicpfE1faGYemRCg0Y3Ejl6gbx1vXAv_YKrFpRIJEWVytdRY1av3l0rJ1OizAk5QVohL1qyTaqr3u4pz2LybFsNq_nmMiWjyK0fQYKey94AY0S1YQWgc0B1ntm68pkY0S6pL7KGTkqpSqRoWztm6QU5NlkBNPTblcJq-x7RQ&aep=1&ntc=1&ved=2ahUKEwiCx-KBoJeTAxXiRvEDHYbsGd0Q2J8OegQICRAE&biw=1869&bih=955&dpr=1&mstk=AUtExfBNpIF9opP2wQ0OxccqMuM-PLKG4ALldyG5E4Lpn0D5UfSuPKqg-FZgzmMluV_C8Cf8OpBgykjiGSKpy4XSIDErVHTT-xKsdEPgmTmFGMnfqAdnpCDHH94YSK_qg96T4VyMuRbDdxujaz2-Iaug6G4CPiyqcZUXi9HoF4_P6io3iQOqDqLwVeqQ9j7hAxHLeJ9PNepJnKWk1i5q_33CV0XBuqE0Ibkl2sffVXozDRQM2YYv_BnzSZFQx60y3np45zco63X44jmQNJSzAJ1QOHl6Rz6yLDGSaBkTXO9DU_U5Y4AY659pUWvAYF61w36CtH55jenCye7prXX_k3Y6g4wSE_dN3ysBLgkduD24ouP8_dx3ZMN8DqErKqoCEZcOLZ25OzWUV160&csuir=1&mtid=3g-xaeTuLqa3hbIPuYyB8AI
Şu vidyoda 1:42 zamanı; https://www.google.com/search?q=general+i%C3%A7in+bir+kur%C5%9Fun&sca_esv=8029562fbebb207c&sxsrf=ANbL-n50ztUnnXoNbpUdYilXwPfBV9bVoQ%3A1773208891810&ei=OwWxaYSVMa2G9u8P3NDVwQM&biw=1869&bih=955&ved=0ahUKEwjEnu_wlZeTAxUtg_0HHVxoNTgQ4dUDCBA&uact=5&oq=general+i%C3%A7in+bir+kur%C5%9Fun&gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAiGWdlbmVyYWwgacOnaW4gYmlyIGt1csWfdW4yBRAhGKABMgUQIRifBTIFECEYnwUyBRAhGJ8FMgUQIRifBTIFECEYnwUyBRAhGJ8FMgUQIRifBTIFECEYnwUyBRAhGJ8FSIguUJkKWMgWcAF4AZABAJgBnwGgAZIFqgEDMC41uAEDyAEA-AEBmAIGoAK7BcICChAAGLADGNYEGEfCAggQIRigARjDBMICBRAAGO8FwgIKECEYoAEYwwQYCpgDAIgGAZAGCJIHAzEuNaAHmBiyBwMwLjW4B7IFwgcFMC4xLjXIBxmACAA&sclient=gws-wiz-serp#fpstate=ive&vld=cid:d8a7a2c0,vid:tpjwBOIp1Yw,st:0

Ayrıca şu vidyoda 1:09:26 zamanı; https://www.youtube.com/watch?v=LsbzC6fMjZo

(#4) https://blog.metu.edu.tr/caglart/?s=k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1