NOT 48 Ecce homo!

2) Asker oldum piyade
https://www.google.com/search?q=asker+oldum+piyade&rlz=1C1YTUH_trTR1162TR1162&oq=asker+oldum+piyade&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUqCggAEAAY4wIYgAQyCggAEAAY4wIYgAQyBwgBEC4YgAQyBwgCEAAYgAQyBwgDEAAYgAQyBwgEEAAYgAQyBwgFEAAY7wXSAQc5OTBqMGo3qAIIsAIB8QWpjsdmSg1bj_EFqY7HZkoNW48&sourceid=chrome&ie=UTF-8

https://www.sondakika.com/video/f684afc8fc


https://www.haberler.com/dunya/tayland-kambocya-savasindan-ilginc-goruntuler-18887650-haberi/

3) Yedi yanlışı bulun!

https://www.youtube.com/watch?v=0O4Cc6icQag

Devenin boynu yahut ipin ucu: Foton (elektron, vd.) davranış değiştirmez!

3) b) SORU: Fotonun (elektron, vd.) tüm özelliklerini biliyor muyuz?
YANIT: Fotonun (elektron, vd.) tüm özelliklerini bilip bilmediğimizi bilemeyiz.
Ama, güncel bilgimiz kapsamımda kütlesi olan her nesnenin (doğrusal) momentuma da, bu kütle ve momentum değerlerine bağıl olarak dalga boyu hesaplanabilen (bkz., Planck, Einstein ve De Broglie bağıntıları) dalga özelliğine sahip olduğunu biliyoruz. Yani foton ya tanecik ya da dalga gibi veya şu kadar dalga gibi bu kadar tanecik gibi davranmaz. Dolayısı ile, bunların olasılıklarının karelerinin toplamı 1 falan da yapmaz.

Blogumuzun arama motoru kullanılarak bulunabileceği gibi, dalga_parçacık ikiliği (‘wave particle duality’) konusuna geçmişte pek çok kez değinmiş idik. Örneğin, bkz., DALGA MEKANİĞİ – c – başlıklı yazı. (https://blog.metu.edu.tr/caglart/2024/11/15/dalga-mekanigi-c/)
Herhangi bir nesnenin parçacık özelliğini mi yoksa tanecik özelliğini mi gözleyeceğiniz, ölçeceğiniz size kalmıştır. Kilonuzu öğrenmek isterseniz tartı aracı (terazi, baskül, kantar) kullanabilirsiniz, boyunuz için de uzunluk ölçüm aracı (mezura, cetvel, lazerli ölçer) kullanabilirsiniz.
Ah, tabii! İnsan boyu ile kilosu arasında hafif tertip bir ilişki (‘correlation’) de vardır. Örneğin, boyu bir metreden kısa olanların kilosu altmış kilogramın altındadır (, genellikle).

3) c) Hemen alttaki satırlar, hemen üstteki vidyonun 3dak14sn ile 3dak44sn arasındaki bölümüne dairdir.

Geçenlerde vefat eden Yiğit Bulut’un yıllar önceki bir gazete yazısındaki şu soruyu çevremdekilere sorarak hayli eğlenceli zamanlar geçirir idim. Mealen nakledeyim: Diyelim ki, beş on gramlık bir nesnede Avogadro sayısı (yaklaşık olarak 6,02214199×1023) kadar elektron var. Bunlar, nasıl oluyor da birbiriyle çarpışmadan müthiş hızlarla hareket ediyorlar, dönüyorlar?

Akla ilk gelen ve dolayısı ile hep verilen karşılık şu idi: Elektronlar aynı (eksili) elektrik yüke sahip olduğu için, yakınlaştıklarında aradaki (Coulomb) itme kuvveti mesafenin karesi ile ters orantılı olarak büyüyor. Bu sebeple de çarpışma olmuyor, ol_A_mıyor.

Hemen üstteki paragraftaki ifade doğru ama cevap yanlış. Çünkü, elektronlar çarpışmıyor değil, sürekli olarak ve her an çarpışıyorlar.

Gelgelelim, elektronlar bilardo topları imişçesine hayal edildiği için ancak bilardo topları gibi çarpışabileceği varsayılıyor.

Oysa, fizikte çarpışma (‘collusion’) ile etkileşim (‘interaction’) eşanlamlıdır. Akla hayale ilk geldiği biçimde yani iki parçacık arasında temas oluşan etkileşme yoktur, tanımlı değildir. Açıkçası, parçacıklar temas etmeksizin etkileşir; temas etmeden çarpışır, her mesafede çarpışır.

Ayrıca; mahrum kalmayın : “Zaman neden hep ileriye akar? Şimdi cevabı biliyoruz.” Bkz., https://www.youtube.com/watch?v=r7RRxyONNzc&t=5s


4) “Yangından çıkardım, şu anda su veriyorum. Galiba yanmış bu sıcaktan dolayı. Köye götüreceğim, yangın bitene kadar ona bakmak zorundayız, sonuçta bir can. Elimizden geleni yapacağız. Kurtarabildiğimiz kadar kurtarıyoruz.”



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *