Sevgili Erkin Koray’ı Çanakkale’de Barlar Sokağı’ndaki barlardan birinin kapısında, sisli ve sokak ışıklarına bulanmış bir akşam üzeri gördüğümde son derece irkilmiştim. Nasıl irkilmem; solo gitar çaldığım lise yıllarımın ilahlarından biri, bir iki adım ötemdeydi?! Kekeleyeceğim korkusuyla bir merhaba, hoş gelmişsiniz bile diyemeden hızlıca geçip uzaklaşmıştım yanından.
İşte o akşam hep canlanır gözümde, ne zaman işitsem Estarabim’ini. (*) Bir de hınzırca gülmeden edemem; zira Estağfurullah sözcüğünün anlamı ‘Allah bütün günahlarımı af etsin.’dir. (**) Hani “—Tövbe estağfurullah!” derken olduğu gibi tıpkı.
Ukelâlık gibi oldu biraz ama olsun, bilgiçlik iyidir. (***) Hatta Osmanlı’da ulema (alim’in çoğul hali, bilginler) sınıfı kadar rağbet, itibar görür, kıymetli idi ukela (akil’in çoğul hali, bilgiçler) sınıfı. Ukelalık etmek tercih nedenidir, ukelalık taslamak ise, pek övü(nü)lesi değildir doğrusu.
‘Microsoft’un pek çok dil çevirisine de bayılıyorum; hani bir tanesinde soruyor ya ‘Kalıcı olarak silinsin mi?’ diye. Anında iç sesim bağır bağır bağırınıyor; “—Hayır ya! Kalmasın, hiçbir parça kalmasın. Tümden ve tamamen silinsin lütfen!” mealinde! Ama duyan, işiten mi var? Ne münasebet!
Son günlerin en eğlenceli çevirilerinden biri de İngilizce’den güzel Türkçe’mize! Şu ‘carbon trace(s)’den ‘karbon ayak iz(ler)i’ne. Kısaca ‘karbon izi’ ve hatta ‘karbon isi’ desek olmaz sanki, anlamı karşılamaz.
Bir tarihte de, ‘X ışınlarından Kuarklara’ çevirimi okumuş (belki de şöyle bir göz atmış) olan (öğrencileri dahil herkese ‘Siz’ diye hitap eden) bir hocam bu fakiri gayet haşlak bir şekilde kınamış idi; “—Niçin ivmelendirici diyorsunuz ‘accelerator’ için? Onun adı hızlandırıcı!”
Yani diyeceğim şu ki, ‘trace’ sözcüğü başka pek çok anlamının yanında ‘zerre’, ‘eser miktar’, ‘standart limitin altında’, ‘ölçülemeyecek kadar az miktarda yağış’ anlamına da gelir. (****)
Bütün bunlar dururken acep niçin ‘ayak izi’ni bu denli pek sevmişiz ki?
Neyse, bugün yayımlayacağımız yazının başlığı olan ‘Finans Piyasalarında Rassallığın Ayak İzleri’ İngilizce’ye çevrilecek olursa İngilizce’deki ‘foot print(s)’ sözcükleri kullanılmalıdır.
‘Garip! Bu ayırım çok mu önemli?’ diye düşünenler için hemencecik yanıtlayayım; “—Yoo! Değil!”
Eeee, o zaman bunca lâf niye mi edildi?
–Hiiç! Sadece ukelalık olsun diye!
(*) https://www.google.com/search?q=estarabim&rlz=1C1YTUH_trTR1162TR1162&oq=estarabim&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUqCggAEAAY4wIYgAQyCggAEAAY4wIYgAQyBwgBEC4YgAQyBwgCEAAYgAQyBwgDEAAYgAQyBwgEEAAYgAQyBwgFEAAYgAQyBwgGEAAYgAQyBwgHEAAYgAQyBwgIEAAYgAQyBwgJEAAYgATSAQgxNjYzajBqN6gCCLACAfEFOlBPRBzUg3Q&sourceid=chrome&ie=UTF-8
(**) https://www.google.com/search?q=esta%C4%9Ffurullah+meaning&sca_esv=df20c8600aa448fe&sxsrf=AE3TifNQIPOSScFxnV0XdAbbbh_WIOim2g%3A1750453394341&ei=ksxVaPHUFM7XwPAP86qGiA0&oq=esta%C4%9Ffurullah+meaning+&gs_lp=Egxnd3Mtd2l6LXNlcnAaAhgDIhdlc3RhxJ9mdXJ1bGxhaCBtZWFuaW5nICoCCAEyDxAjGIAEGCcYigUYRhj_ATIGEAAYFhgeMgkQABgWGIsDGB4yCRAAGBYYiwMYHjIJEAAYFhiLAxgeMgsQABiABBiiBBiLAzILEAAYgAQYogQYiwMyCBAAGIsDGO8FMggQABiLAxjvBTIIEAAYiwMY7wVIkDVQgxJY3xxwAXgBkAEAmAGLAaABkgaqAQMwLja4AQHIAQD4AQGYAgigAsEdwgIKEAAYsAMY1gQYR8ICChAjGIAEGCcYigXCAggQABiABBiiBMICBRAAGO8FwgIZEAAYgAQYigUYRhj_ARiXBRiMBRjdBNgBAZgDAIgGAZAGCLoGBggBEAEYE5IHBzEuNi44LTGgB_4msgcDMC42uAfCBsIHBTItNS4zyAc1&sclient=gws-wiz-serp
(***) https://tureng.com/en/turkish-english/ukala
(****) https://tureng.com/en/turkish-english/trace