İletişim teknolojileri artık neredeyse bizi yoracak bir hızla gelişiyor. İnsanlar olarak teknolojiye yön verdiğimizi düşünmekten hoşlanabiliriz ama açıkçası, her teknolojik gelişme günlük hayatımızı biçimlendirerek kendine yer açıyor. Bir kısmımız her teknolojik gelişmeyi büyük bir heyecanla karşılıyor ve hayatımızı biçimlendiriyoruz. Bir kısım insan ise yeni ‘icat’lara daha mesafeli yaklaşıyor, her teknolojik yeniliği içselleştirmemek için direnç gösteriyor. Yeni teknolojilere karşı kendimizi nasıl konumlandırırsak konumlandıralım, onlardan etkilendiğimiz gerçeğini gizleyemeyiz.
Bu yeni iletişim teknolojilerinin belki de en sarsıcısı sosyal medya (yeni medya da diyebiliriz) yalnızca vaktimizi nasıl geçirdiğimizi değiştirmedi, nasıl iletişim kurduğumuzu da büyük oranda biçimlendirdi. Matbaa’nın yıkılmaz sanılan iktidarının sonunu getirdi ve bu işin kuramcısı Walter Ong’un İkincil Sözlü Dönem dediği bir dönemi başlattı. Bugünlerde alışmaya çalıştığımız bu dönem basılı kağıdın eski, hantal ve kullanışsız olduğu bir dönem; iletişimde hızın, esnekliğin ve güncelliğin altın değerinde olduğu bir dönem.
İşte YüzBirYüzÜç böyle bir sebeple ortaya çıktı: ders-dışı iletişimi çağın gereklerine uygun hale getirmek! Esasen 2012-2013 bahar döneminde büyük bloglama seferberliğinin bir ürünü olarak oluşturuldu ama olgunlaşıp yayına hazır hale gelmesi bugünleri buldu. İçinde bulunduğumuz akademik yıldan başlayarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu Türkçe derslerinin tamamına ait iletişim buradan gerçekleştirilecek.
Takip etmeyi unutmayın: