{"id":88,"date":"2013-04-04T21:18:31","date_gmt":"2013-04-04T18:18:31","guid":{"rendered":"http:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/?p=88"},"modified":"2013-05-13T11:30:10","modified_gmt":"2013-05-13T08:30:10","slug":"yeni-dunya-kulturu-ve-sanat","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/2013\/04\/04\/yeni-dunya-kulturu-ve-sanat\/","title":{"rendered":"&#8220;yeni d\u00fcnya k\u00fclt\u00fcr\u00fc ve sanat&#8221;"},"content":{"rendered":"<h3><strong>YEN\u0130 D\u00dcNYA K\u00dcLT\u00dcR\u00dc VE SANAT<\/strong><\/h3>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Onbir ya\u015f\u0131ndan onsekiz ya\u015f\u0131na kadar herg\u00fcn birer resim, desen, ya da heykelcik yapt\u0131m ve \u00f6zellikle yazlar\u0131, hemen herg\u00fcn bir kelebek yakalad\u0131m. Resim yapmak herhalde do\u011fald\u0131; babam k\u00f6kl\u00fc bir resim okulunda k\u00f6kl\u00fc derslerden birini veriyordu; ayr\u0131 bir zaman ayr\u0131l\u0131rsa o konu da belki itinayla hat\u0131rlan\u0131r. Ama kelebek merak\u0131? Kelebek koleksiyonu yapmak, bilmem neden, evdeki birtak\u0131m kitaplar\u0131n tetiklemesiyle olmu\u015ftu. <i>Ke\u015fifler ve \u0130catlar Ansiklopedisi<\/i>, <i>Ev At\u00f6lyesi<\/i>, <i>Hobiler ve Biz<\/i>, <i>Ev ve Aile Ansiklopedisi<\/i>, <i>Resimli D\u00fcnya<\/i>, <i>Evde Tadilat ve \u0130malat \u0130\u015fleri<\/i>, <i>Kar\u0131ncalar\u0131n D\u00fcnyas\u0131<\/i> benzeri ansiklopedi ve kitaplar, bu merak\u0131, \u00f6nce babam\u0131 lehimcide bir kelebek a\u011f\u0131 kasna\u011f\u0131 yapt\u0131rmaya ikna, sonra herg\u00fcn 800m2\u2019lik ev bah\u00e7esinde bir a\u015fa\u011f\u0131ya bir yukar\u0131ya ko\u015fturarak \u00f6nce kelebeklerin, sonra da b\u00f6ceklerin d\u00fcnyas\u0131na e\u011filme ile sonu\u00e7land\u0131. Ku\u015fkusuz her iki durumda da zaman ay\u0131rma fakt\u00f6r\u00fc, i\u015fin en \u00f6nemli boyutuydu. Ama annem d\u00fcnden raz\u0131yd\u0131; resim yapmak ve kelebek koleksiyonculu\u011fu, yaln\u0131zca Evde \u0130malat \u0130\u015fleri ilgisinden daha geni\u015f bir alan\u0131 kapsay\u0131p ilgilendiriyordu; \u00e7\u00fcnk\u00fc bodrum katta deney yaparken \u00f6nce odan\u0131n hal\u0131s\u0131n\u0131, bir keresinde de kendi \u00e7orap ve ayaklar\u0131m\u0131 yakm\u0131\u015f olmak gibi tehlikeleri bir kere daha ya\u015famayacakt\u0131m. Her g\u00fcn kelebek pe\u015finde ko\u015fmak, zay\u0131f olan b\u00f6breklerimi g\u00fc\u00e7lendirmek i\u00e7in iyiydi; her g\u00fcn k\u0131z pe\u015finde ko\u015fmaktan daha da iyiydi. Kelebek yakalamakla i\u015f bitmiyor; kelebekleri tasnif ediyor, tasnifi daha nitelikli yapabilmek i\u00e7in c\u0131l\u0131z Ankara k\u00fclt\u00fcr\u00fc ortam\u0131nda Milli K\u00fct\u00fcphane ve \u00f6zellikle \u0130ngiliz K\u00fclt\u00fcr Heyeti kitapl\u0131\u011f\u0131na her g\u00fcn gidiyor, ara\u015ft\u0131rma yap\u0131yordum. Daha sonra da\u011f\u0131t\u0131lan bu kitapl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131k ye\u015fil ciltli <i>Butterflies<\/i> ve koyu ye\u015fil ciltli <i>Moths<\/i> ba\u015fl\u0131kl\u0131 ayn\u0131 boy iki kitab\u0131n\u0131n \u00f6d\u00fcn\u00e7 alma sayfalar\u0131na bak\u0131lsa, bu kitaplar\u0131 kimin eskitti\u011fi \u015f\u0131p diye anla\u015f\u0131l\u0131r. Tasnifi daha da derinden ayr\u0131nt\u0131land\u0131rmak, kendili\u011finden insan\u0131n ba\u015f\u0131na ve bak\u0131\u015f\u0131na \u00e7arpan bir\u015feydi. Herg\u00fcn bah\u00e7edeyseniz, \u00f6rne\u011fin <i>Pieris rapae<\/i>\/Lahana Kelebe\u011fi\u2019nin g\u00fcn\u00fcn hangi saatinde u\u00e7maya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131, suyla olan ili\u015fkisini, genelde hangi mevsimlerde piyasada oldu\u011funu, ya\u015flanmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 Haziran aylar\u0131nda kanatlar\u0131n\u0131n pul d\u00f6k\u00fclmesinden art\u0131k \u015feffaf asetat g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc ald\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7iftle\u015fmeyi ne zaman yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, hatta nereye yumurtlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da \u00f6\u011frenirsiniz. \u00d6\u011frendim. Bu bilgiler beni ba\u015fkalar\u0131ndan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 k\u0131ld\u0131; ama ayn\u0131 zamanda beni yeni mekan ve \u00e7al\u0131\u015fmalara da \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131: Gittim. \u00d6nce 800m2lik ev bah\u00e7esinden yan bah\u00e7elere atlad\u0131m, kelebek pe\u015finde ko\u015fturarak; sonra otob\u00fcs ve dolmu\u015fla ba\u015fka semtlere ve bah\u00e7elere, korulara ta\u015f\u0131nd\u0131m. Durum giderek vahimle\u015fti: Kelebek yumurtalar\u0131 toplamaya, \u00e7\u0131kan t\u0131rt\u0131llar\u0131, onlara da <i>larva<\/i> (zaten hafifinden Latince de \u00f6\u011frenmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m) deniyordu, beslemeye; onlar\u0131 uygun ko\u015fullarda yeti\u015ftirip \u00e7\u0131kan kelebekleri tasnif etmeye ba\u015flad\u0131m. Sonra deneyler geldi: K\u0131rm\u0131z\u0131 m\u00fcrekkeple ay\u00e7i\u00e7e\u011fi bitkisi k\u0131rm\u0131z\u0131 damarlan\u0131yordu ya, ultraviyole \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na maruz kalan pupadaki t\u0131rt\u0131l, nas\u0131l bir kelebe\u011fe d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc acaba? Binbir t\u00fcrl\u00fc allerji hastal\u0131\u011f\u0131yla da tan\u0131\u015ft\u0131m: T\u0131rt\u0131llar ve pupalar ve dahi kelebekler, insan ba\u015fta olmak \u00fczere di\u011fer canl\u0131lara kar\u015f\u0131 kendilerini koruma mekanizmalar\u0131yla te\u00e7hiz edilmi\u015flerdi: Bunu da \u00f6\u011frendim. B\u00f6ylece g\u00fcn g\u00fcn, ay ay geli\u015fen, birbirini tetikleyen bu iki derin ilgim; \u00fcniversiteye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m g\u00fcn, birdenbire eriyiverdi.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u00dcniversite g\u00fcnlerim yakla\u015f\u0131rken, annem ve babam, benim kelebeklere olan tutkum, aile \u00fcyelerine i\u011fne yapabilme cesaretim, bah\u00e7eden ge\u00e7en k\u00f6stebek, kirpi, g\u00fcvercin, kumru gibi canl\u0131lara olan derin ilgimi birbiriyle birle\u015ftirip t\u0131p doktoru olmamda karar k\u0131ld\u0131lar. Bense, bah\u00e7edeyken ayn\u0131 zamanda k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7amurdan evler yap\u0131yordum ve en az\u0131ndan lise \u00e7a\u011flar\u0131nda mimar olmay\u0131 kafama koymu\u015ftum. Avusturalya\u2019daki mektup arkada\u015f\u0131m Jane ve okuldaki s\u0131ra arkada\u015f\u0131m Togo, durumdan haberdard\u0131. Ama bizimkiler, son bir bask\u0131 i\u00e7in bir gezi d\u00fczenlediler: Evdeki kutulu b\u00fct\u00fcn kelebeklerimi, b\u00fcy\u00fck\u00e7e bir bavula koyup, babamla Ankara Fen Fak\u00fcltesi\u2019nin yolunu tuttuk; Zooloji k\u00fcrs\u00fcs\u00fcnde Ahmet isimli bir \u00f6\u011fretim \u00fcyesini ziyaret ettik. B\u00f6l\u00fcme girer girmez i\u00e7im hayranl\u0131kla doldu: Duvarlar, neredeyse tavana kadar \u00e7ekmeceydi, a\u00e7\u0131k vitrinler de vard\u0131; ve neredeyse her yer her k\u00f6\u015fe kelebek doluydu. Benim bedenimde ve \u00e7ocuk zihnimde bir metodoloji olarak geli\u015fen toplama ilgisi ve merak\u0131, bilimsel bir \u00e7er\u00e7evede y\u00fcr\u00fct\u00fcl\u00fcyor; en steril ve\u00a0denetimli ortamlarda koruma ve bozulmay\u0131 \u00f6nleme kimyasallar\u0131 kullan\u0131l\u0131yor; yaln\u0131zca familya-t\u00fcr-\u00e7e\u015fit-cins tasnifi yap\u0131lmakla kal\u0131nm\u0131yor, ayn\u0131 kelebe\u011fin T\u00fcrkiye\u2019nin her bir k\u00f6\u015fesindeki durumu y\u0131ll\u0131k bazda izlenip kayda ge\u00e7iyor ve s\u0131n\u0131flamada yerini al\u0131yordu. Babam\u0131n ricas\u0131 \u00fczerine benim koleksiyon bavulu a\u00e7\u0131ld\u0131, de\u011ferli \u00f6\u011fretim \u00fcyesi \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 inceledi ve yaln\u0131z ba\u015f\u0131ma \u00e7ok iyi ve sab\u0131rl\u0131 bir i\u015f \u00e7\u0131karm\u0131\u015f oldu\u011fumu, s\u0131n\u0131flama hatas\u0131 bile olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7ok iyi bir g\u00f6zlemci vs oldu\u011fumu s\u00f6yledi. Bitmi\u015fti i\u015fte, ikna olmu\u015ftum, koleksiyonum \u00e7ok iyiydi; ama bu deneyim, karar\u0131m\u0131 peki\u015ftirdi, zoolog ya da doktor olmayacakt\u0131m, onlar hobimdi. Esas amac\u0131m mimar olmakt\u0131.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u00dcniversitede, m\u00fcjdeler olsun, elim abimin k\u00fct\u00fcphanesindeki sol kitaplara ula\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Resim yapmay\u0131 b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131m. Peki \u015fimdilik, diyelim. Ama mimarl\u0131k e\u011fitimi ile birlikte sol ve sa\u011f siyaset okumalar\u0131, k\u0131sa zaman i\u00e7inde iflah\u0131m\u0131 kesecekti. Marks Engels, evet bir s\u00fcre sonra T\u00fcrk toplumu g\u00f6z\u00fcnde umac\u0131 g\u00f6sterilecek olan bu iki b\u00fcy\u00fck kimli\u011fin b\u00fct\u00fcn yap\u0131tlar\u0131n\u0131, evet T\u00fcrk\u00e7elerinden, evet eksikli de olsa T\u00fcrk\u00e7elerinden okumaya ba\u015flad\u0131m. Bir ka\u00e7 ya\u015f sonra 27 May\u0131s 1960 Devrimi\u2019nin, evet Devriminin, yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ortam\u0131na bor\u00e7lu oldu\u011fumuzu \u00f6\u011frenece\u011fim bu yay\u0131nlar\u0131n da paralel bi\u00e7imde ilerledi\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm ve payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m Ankara Sanat Tiyatrosu, Ankara Meydan Sahnesi, Birlik Tiyatrosu, benzeri sahne ve g\u00f6steri sanat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n etkinlikleri, \u00f6nemli u\u011frak yerlerimizden olmu\u015ftu ku\u015fkusuz. Bu ki\u015fisel a\u00e7\u0131l\u0131mda, abimin \u00e7ok belirleyici oldu\u011funu yads\u0131yamam: Onun sayesinde eve giren <i>T\u00fcrk Solu<\/i>, <i>Devrim<\/i>, <i>Ayd\u0131nl\u0131k<\/i> gibi gazete ve dergiler, buna paralel sanat ve edebiyat dergileri, K\u0131z\u0131lay\u2019da B\u00fcy\u00fck Sinema\u2019n\u0131n \u00f6n fuayesinde Erdal \u00d6z\u2019\u00fcn a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 Sergi kitabevinden al\u0131n\u0131yordu \u00e7o\u011funlukla. Erdal \u00d6z ve Muzaffer Erdost, bu k\u00fclt\u00fcr ve entelekt ortam\u0131n\u0131 \u00f6zg\u00fcrce beslediler sonuna kadar. Ahmet K\u00fcfl\u00fc\u2019n\u00fcn Bilgi Yay\u0131nevi de unutulmamal\u0131 bu furyada. Ankara, T\u00fcrkiye\u2019nin canl\u0131 sanat ve k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc hala belirlemekteydi. Sevgi Soysal\u2019\u0131n <i>Yeni\u015fehir\u2019de Bir \u00d6\u011fle Vakti<\/i>\u2019ni yazaca\u011f\u0131 y\u0131llar yakla\u015fmaktayd\u0131; ama <i>Y\u0131ld\u0131r\u0131m B\u00f6lge Kad\u0131nlar Ko\u011fu\u015fu\u2019<\/i>nu da k\u0131sa s\u00fcre sonra kaleme alaca\u011f\u0131 g\u00fcnler gelecekti. Bug\u00fcn 12 Mart 1971\u2019in oligar\u015fik bir \u2018sa\u011f sistem X 27 May\u0131s\u2019 hesapla\u015fmas\u0131 oldu\u011funu, \u201c\u00fc\u00e7 bizden, \u00fc\u00e7 onlardan\u201d dengesinin itinayla korundu\u011funu, ancak 27 May\u0131s \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ortam\u0131n\u0131n 12 Eyl\u00fcl 1980 askeri darbesine, hatta fa\u015fist darbesine kadar, par\u00e7al\u0131 da olsa s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc daha net g\u00f6rebilmekteyiz. Bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler ortam\u0131, \u00f6rg\u00fctlenmeyi yasaklam\u0131yor, fraksiyonlar\u0131 adeta te\u015fvik ediyor, her ya\u015f-kesim-meslek-\u00e7\u0131kar-ilgi grubunun \u00f6rg\u00fctlenerek kendisini ifadesine izin veriyordu. \u0130flah\u0131m\u0131 kesen siyaset ve sol okumalar\u0131, bir ara \u00f6\u011frenci har\u00e7l\u0131\u011f\u0131m\u0131 kitap almaya ay\u0131r\u0131p \u00f6\u011fle yemeklerini yemedi\u011fimden, b\u00f6breklerimin tekrar iflas etmesiyle sonu\u00e7land\u0131. Ama okuma tutkusu, t\u0131pk\u0131 koleksiyonculuktaki a\u015famalara ermi\u015fti: Diyelim ki, Marks, Engels, Lenin okuyorsam e\u011fer, onlar kitaplar\u0131 yazarken\u00a0ger\u00e7ekle\u015fen tarihsel geli\u015fmeleri anlatan tarih kitaplar\u0131na dadan\u0131yor; onlar\u0131n d\u00f6nemini anlatan tiyatro ve sinema \u00f6rneklerini bulup izlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor; en \u00e7ok da yine ayn\u0131 d\u00f6nem \u00f6ncesi ve sonras\u0131n\u0131n edebiyat eserlerine dal\u0131yordum. Daha sonra Enis Batur\u2019un \u2018\u00e7o\u011ful okuma\u2019 diyece\u011fi bu e\u015fzamanl\u0131 ya da paralel okumalar\u0131n, beni nereye \u00e7ekti\u011finin fark\u0131ndayd\u0131m, ama haz\u0131rd\u0131m buna.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u015e\u00f6yle bir teknik geli\u015ftirmi\u015ftim: Belli bir insani ili\u015fkiler yuma\u011f\u0131 i\u00e7inde Rusya\u2019daki ili\u015fkileri mi merak ettim, Gorki\u2019yi oda\u011fa al\u0131yor, elime ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn Gorki roman ve \u00f6yk\u00fclerini okuyor; sonra kronoljik bir s\u0131ra i\u00e7inde zaman zaman baz\u0131lar\u0131n\u0131 tekrar a\u00e7\u0131p onlara d\u00f6n\u00fcyor, adeta sa\u011flama yap\u0131yor, ama fark\u0131nda olmadan yapt\u0131\u011f\u0131 edebiyat ile Gorki\u2019yi anlay\u0131p kavram\u0131\u015f oluyordum. Ku\u015fkusuz bu al\u0131\u015fkanl\u0131k hop diye gelmedi. \u015eimdiye kadar aktard\u0131klar\u0131m\u0131n yan\u0131s\u0131ra, \u0130ngilizce dil e\u011fitimim s\u0131ras\u0131nda Steinbeck, Hemingway, Jack London \u00f6zg\u00fcn bask\u0131 serilerini t\u00fcketmemde, yine K\u0131z\u0131lay\u2019\u0131n g\u00f6be\u011findeki Tarhan Kitabevi ile \u0130ngiliz K\u00fclt\u00fcr Heyeti y\u00f6nlendirici olmu\u015ftu. \u0130stanbul\u2019da Sander (oray\u0131 da yoklad\u0131m) hala c\u0131l\u0131zd\u0131. Ama bunlar i\u00e7inde Steinbeck hayranl\u0131\u011f\u0131m uzun s\u00fcrd\u00fc; \u00f6yk\u00fc ve roman\u0131n konudan ibaret olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, dilin \u00f6nemini ve \u00fcslup\u00e7ulu\u011fun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131, yazar\u0131n edebi ve siyasi kimli\u011finin olu\u015fumunu, yazar\u0131n kendi tarihini ve geli\u015fmesini, ondan \u00f6\u011frendim. Ama kimlerden daha neler \u00f6\u011frenmedim ki: Steinbeck bir insan s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131, Sait Faik, bir duru\u015f ve dokunu\u015f getirdi bana. Heinrich B\u00f6ll\u2019den insan onurunu ve vicdan hesapla\u015fmas\u0131n\u0131, Gorki\u2019den ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ve ayr\u0131nt\u0131lar\u0131, Jack London\u2019dan cesareti ve s\u00fcrekli gen\u00e7li\u011fi, Knut Hamsun\u2019dan bir duru bak\u0131\u015f\u0131, Jorge Amado\u2019dan ac\u0131n\u0131n ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn dayan\u0131lmaz s\u0131radanl\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u0130lya Ehrenburg\u2019dan \u00e7ok boyutlu kaleideskop gibi yazmay\u0131, Ostrovski\u2019den Ekim Devrimi\u2019nin kendisini, Albert Camus ve Franz Kafka\u2019dan d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ve eti\u011fi, Turgenyev\u2019den k\u00fclt\u00fcr\u00fcn geli\u015fmesini, \u00c7ehov\u2019dan yaz\u0131 ve mizansenle yarat\u0131lan inan\u0131lmaz gerilimleri, derken Sabahattin Ali\u2019den kendimize bakmay\u0131&#8230; vb. Bu \u00f6\u011frendiklerimi uygulamaya koydu\u011fum san\u0131lmas\u0131n, ne haddime. Sadece \u00f6\u011frendim. Okudum ve \u00f6\u011frendim. Ya\u015far Kemal\u2019in <i>\u0130nce Memed<\/i>\u2019ini sekiz saatte bitirdi\u011fimde g\u00f6zlerim k\u0131zarm\u0131\u015ft\u0131. Ya\u015far Kemal k\u00fclliyat\u0131n\u0131 olu\u015fturma ve onu izleme, Orhan Kemal, Fakir Baykurt, Rifat Ilgaz, Talip Apayd\u0131n, Bekr Y\u0131ld\u0131z, Kemal Bilba\u015far\u2019la s\u00fcrd\u00fc; ama bunu \u2018k\u00f6y edebiyat\u0131\u2019 k\u00fc\u00e7\u00fcmseyici yaftas\u0131na s\u0131\u011f\u0131nmadan ger\u00e7ekle\u015ftirebildim. Yava\u015f ve a\u011f\u0131r, ancak kararl\u0131 ad\u0131mlarla kap\u0131dan i\u00e7eriye Heidegger, Hegel, Merlau Ponty, Althusser, Foucault, Marcuse, ve di\u011ferleri de girdi; b\u00f6ylece d\u00fcnyan\u0131n akt\u00f6rleri, ak\u0131lda zor kalacak bi\u00e7imde kalabal\u0131kla\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u0130ki itirafta bulunman\u0131n tam s\u0131ras\u0131. \u0130lk \u015fiirimi, \u0130ngilizce okumalar\u0131n yo\u011funlu\u011fu nedeniyle olacak, 1971\u2019de \u0130ngilizce yazm\u0131\u015ft\u0131m. \u0130lk T\u00fcrk\u00e7e \u015fiirimi, yine ba\u015fka bir yo\u011funluk zaman\u0131, ilk a\u015f\u0131k oldu\u011fum zaman yazd\u0131m. 1973. Al\u0131\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131m geri d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fc: Her g\u00fcn bir \u015fiir yazmasam, olmuyordu. D\u00f6rt y\u0131l boyunca yazd\u0131\u011f\u0131m \u015fiirleri, yaln\u0131zca abimle payla\u015ft\u0131m. Eve giren edebiyat ve sanat dergilerindeki \u015fiirleri okuyor, \u015fimdi de kendi yazd\u0131klar\u0131m\u0131 onlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131yor; ama \u015fimdi de kendimde bo\u015flu\u011funu hissetti\u011fim \u015fiir alan\u0131n\u0131, bu kez T\u00fcrk ve d\u00fcnya \u015fairlerini okuyarak, adeta yutarak, kapatmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum: Naz\u0131m Hikmet \u00f6zg\u00fcrl\u00fck\u00e7\u00fc ortam\u0131n uzant\u0131s\u0131nda, dilinde yeniden \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kavu\u015fmu\u015ftu. Bir s\u00fcre ka\u00e7ak kopyalar ve Bulgaristan bask\u0131lar\u0131 elden ele dola\u015ft\u0131. Naz\u0131m&#8217;\u0131 anlamak ayn\u0131 zamanda T\u00fcrk toplumunu anlamak gibiydi. Hala da \u00f6yle de\u011fil midir? 1938 Donanma Davas\u0131\u2019n\u0131 icat eden T\u00fcrk hukuku, Hasan Ali Y\u00fccel\u2019in itibars\u0131zla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 Kenan \u00d6ner davas\u0131yla elde etmi\u015fti. \u015eimdi bu derin hukuksuzluk, \u00f6n deneyimlerinin verdi\u011fi g\u00fc\u00e7le Silivri davalar\u0131yla yeni ufuksuzluklara yelken a\u00e7makta. Ama Naz\u0131m\u2019\u0131n T\u00fcrk\u00e7eye yeniden kazand\u0131r\u0131lmas\u0131, o denli \u00e7ok boyutlu bir proje olmu\u015ftu ki, edebiyat eserinin sesini, bu sesin \u015fairin ya da yazar\u0131n kendi sesinden dile getirilmesini de g\u00fcndeme sokan, Naz\u0131m\u2019\u0131n 1930\u2019lu y\u0131llarda doldurdu\u011fu \u015fiir plaklar\u0131n\u0131n yeniden piyasaya \u00e7\u0131kmas\u0131 oldu. Bug\u00fcn pek \u00e7o\u011fumuzun s\u0131radan bulup dinlemeyece\u011fimiz bu plaklar\u0131n, ya da kay\u0131tlar\u0131n, ilk yay\u0131nland\u0131klar\u0131 d\u00f6nemin tarihsel ko\u015fullar\u0131 anla\u015f\u0131larak \u00fcst \u00fcste dinlenmesinin, Naz\u0131m\u2019\u0131n adeta tek ki\u015filik ordu gibi, bir sanatsal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm yaratmakta oldu\u011funu anlamak a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyim. Naz\u0131m\u0131n haks\u0131z tutuklu\u011funun arkas\u0131nda sanat\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 bu \u201cdevrim korkusu\u201d vard\u0131. \u015eiir ve sanat, bir devrim yaratabiliyordu, ya da varolan bir devrimi yay\u0131p geli\u015ftirebiliyordu. Baz\u0131lar\u0131n\u0131n o g\u00fcnlerde, ve bug\u00fcn de yayg\u0131n bi\u00e7imde, \u015fiddetle kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, \u2018politik sanat\u2019 ya da \u2018sloganc\u0131 \u015fiir\u2019, \u2018misyoner sanat\u2019 ya da \u2018faydac\u0131 edebiyat\u2019 yaftalar\u0131yla k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 yakla\u015f\u0131m, asl\u0131nda yaz\u0131lan \u015fiir ya da edebiyat eserinin ne\u2019li\u011fine ili\u015fkin bir kayg\u0131dan kaynaklanm\u0131yor; do\u011frudan sanat\u0131n, edebiyat\u0131n ve \u015fiirin bu \u2018d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirebilme g\u00fcc\u00fc\u2019n\u00fc etkisizle\u015ftirmeyi hedefliyordu. Naz\u0131m \u015fiiri bu g\u00fcc\u00fcn\u00fc sokakta da denedi. Bug\u00fcn 12 Eyl\u00fcl fa\u015fist darbesinin, bu \u015fiiri i\u00e7selle\u015ftiren bireylerin beyinlerini, vicdanlar\u0131n\u0131 ve bedenlerini ni\u00e7in ezmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, bireyleri ni\u00e7in onu unutmaya zorlad\u0131\u011f\u0131 daha kolay anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Sonra bir g\u00fcn benim yazd\u0131\u011f\u0131m ve abimle payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m \u015fiir, dergilerde okudu\u011fum \u015fiir kadar iyi, diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcm ve kendime g\u00fcven geldi. Yazdi\u011f\u0131m \u015fiirlerden bir dosya haz\u0131rlad\u0131m ve Selanik Sokak\u2019taki <i>T\u00fcrkiye Yaz\u0131lar\u0131<\/i> dergisinin yaz\u0131hanesine u\u011frad\u0131m. Zaman\u0131n en iyi dergisi olarak y\u00f6netim yeri Ankara\u2019dayd\u0131; di\u011fer iyi dergilerden <i>T\u00fcrk Dili<\/i> de Ankara\u2019dayd\u0131, TDK\u2019n\u0131n yay\u0131n organ\u0131yd\u0131 ve Ali P\u00fcsk\u00fcll\u00fco\u011flu Yay\u0131n Sekreteri olmakla birlikte Cahit K\u00fclebi\u2019nin yay\u0131nda hissedilir bir a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131. Sonradan Ahmet Say, Vecihi Timuro\u011flu ve Rag\u0131p Gelencik olduklar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frendi\u011fim, Yaz\u0131 Kurulu \u00fcyelerine teslim ettim. Ayn\u0131 anda ba\u015fka bir \u015fiirimi de <i>T\u00fcrk Dili<\/i> dergisine g\u00f6nderdim. <i>T\u00fcrkiye Yaz\u0131lar\u0131<\/i> dergisine bir hafta sonra u\u011frad\u0131\u011f\u0131mda, beni &#8216;n\u00fcmayi\u015f&#8217;le kar\u015f\u0131lad\u0131lar. Ahmet Say y\u00fcz\u00fcme kar\u015f\u0131 o kadar \u00f6vg\u00fc ya\u011fd\u0131r\u0131yordu ki, utand\u0131m. Her ay bir \u015fiirimi yay\u0131mlamaya karar vermi\u015flerdi. <i>T\u00fcrkiye Yaz\u0131lar\u0131<\/i>\u00a0Haziran 1977\u2019de ilk \u015fiirimi yay\u0131mlad\u0131, <i>T\u00fcrk Dili<\/i> dergisi, Ekim 1977\u2019de. K\u0131sa bir s\u00fcre sonra <i>T\u00fcrkiye Yaz\u0131lar\u0131<\/i> dergisi Yaz\u0131 Kurulu\u2019na \u00fcye olarak davet edildim: Her g\u00fcn dergiye u\u011fruyor, gelen onlarca \u015fiiri de\u011ferlendiriyor; ama bir yandan da yapt\u0131\u011f\u0131m i\u015fin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda eziliyordum. Gen\u00e7 bir mimar olarak yapt\u0131\u011f\u0131m \u015fiir ele\u015ftirisinin muhataplar\u0131n\u0131n kimler oldu\u011funu b\u0131rakay\u0131m ba\u015fkalar\u0131 anlats\u0131nlar.\u00a0 Bu konu\u015fman\u0131n amac\u0131 zaten bu yan \u00fcr\u00fcnler de\u011fil de, \u00f6rne\u011fin dergi yay\u0131mlamaktan \u00f6\u011frenilen \u015fu saptama: \u015eiir yazman\u0131n ve yaz\u0131l\u0131 \u015fiiri payla\u015fman\u0131n mekani\u011fi, bu mekani\u011fin par\u00e7as\u0131 olmak ve ona emek vermek, yaz\u0131lan \u015fiirin niteli\u011fi \u00fczerinde de belirliyici etkenlerden birine d\u00f6n\u00fcyor. \u015eiir kitab\u0131 ve genelde kitap yay\u0131mlarken \u00f6\u011frendi\u011fim bir ba\u015fka de\u011fer de \u015fu olmu\u015ftu: Hurufatl\u0131 d\u00f6nemin yay\u0131nc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n en iyi okurlar\u0131, \u00f6v\u00fclesi i\u015f \u00e7\u0131karan dizgicilerdir. Dizgiciler o kadar iyi okurlard\u0131r ki, yazd\u0131\u011f\u0131n\u0131z metni d\u00fczeltebilirler; yazarla dilbilgisi ve anlam tart\u0131\u015fmas\u0131na girebilirler; yazar ve bazen de kendileri fark\u0131na varmadan dizdikleri taslak metni d\u00fczeltebilirler! Daha \u00f6nceleri \u00f6\u011frenci derneklerindeki g\u00f6revler, yerlerini edebiyat derneklerindeki y\u00f6netim g\u00f6revlerine, dergilerdeki yay\u0131nc\u0131l\u0131k deneylerine ve yaz\u0131 kurulu \u00fcyeliklerine b\u0131rakt\u0131. \u015eiir alan\u0131ndaki seri okumalar\u0131m, bu kez okudu\u011fum \u015fiirlerin arkas\u0131ndaki akt\u00f6rleri tan\u0131maya; onlarla belli zamanlar\u0131, belli kritik d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmleri payla\u015fmaya; hayatlar\u0131n\u0131n belli par\u00e7alar\u0131na edebiyat \u00fczerinden ortak olmaya evrildi.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Cemal S\u00fcreya, \u015e\u00fckran Kurdakul, Emil Galip Sandalc\u0131, Ahmat Say, Mustafa \u015eerif Onaran, Vecihi Timuro\u011flu, Muzaffer Buyruk\u00e7u, Rag\u0131p Gelencik, Semih G\u00fcm\u00fc\u015f, Akif Kurtulu\u015f, \u015e\u00fckr\u00fc Erba\u015f, Arif Damar, \u0130lhan Berk (ille de \u0130lhan Berk), Enis Batur, \u00d6zdemir \u0130nce, H\u00fcseyin Ataba\u015f, ama ayn\u0131 zamanda Bilge Karasu, Ece Ayhan, Veysel \u00d6ng\u00f6ren, Erhan Bener, V\u00fcs\u2019at O. Bener, Attila \u0130lhan, daha niceleri, daha niceleri&#8230; Ama 1984 y\u0131l\u0131nda Erhan G\u00f6ksel\u2019le tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131mda ba\u015f\u0131ma gelecekleri bilmiyordum. Yakla\u015f\u0131k bir y\u0131l i\u00e7inde, Erhan\u2019\u0131n kurdu\u011fu \u00fc\u00e7 yay\u0131nevinin logosu ile, yay\u0131nlad\u0131klar\u0131 54 kitab\u0131n kapaklar\u0131n\u0131 tasarlay\u0131p yapacakt\u0131m; resim d\u00fcrt\u00fcs\u00fc geri d\u00f6n\u00fcyordu. Bu d\u00fcrt\u00fc, kendi kitaplar\u0131m\u0131 tasarlarken de pe\u015fimi b\u0131rakmad\u0131; kimilerine \u015fiir hakk\u0131nda \u00e7izdi\u011fim desenleri koydum; kiminin desenlerini \u00e7izip \u00fczerine \u015fiirleri yazd\u0131m; kimisinde Constantine\u2019in foto\u011fraflar\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131m gibi, foto\u011fraf\u0131n tetikledi\u011fi \u015fiirleri yazmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131m.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar herhangi bir insana ne sa\u011flar: Her \u015fairin, her sanat\u00e7\u0131n\u0131n, her mimar\u0131n bir poetikas\u0131 vard\u0131r. Orada o ki\u015fi taraf\u0131ndan, yaln\u0131zca neyin \u015fiir, neyin resim, neyin iyi mimarl\u0131k \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu kabul\u00fc yoktur. Orada, iyi bir \u015fair, iyi bir ressam, iyi bir mimar\u0131n ne yapmas\u0131-ne yapmamas\u0131na ili\u015fkin kabuller, yani etika da bulunur. Her sanat\u00e7\u0131n\u0131n poetikas\u0131, ona neyi nas\u0131l yarataca\u011f\u0131n\u0131, nerede ne yaparak duraca\u011f\u0131n\u0131-y\u00fcr\u00fcyece\u011fini s\u00f6yler. Yeni D\u00fcnya K\u00fclt\u00fcr\u00fc konusunda, pek fazla bir bilgim yok, ama onun en az\u0131ndan sizlerle kendi yapt\u0131klar\u0131m ve ya\u015fad\u0131klar\u0131m \u00fczerinden \u00f6rneklemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m Eski D\u00fcnya K\u00fclt\u00fcr\u00fc\u2019nden epeyice farkl\u0131 oldu\u011funu sezdirmek istedim sizlere. 1970\u2019lerin ikinci yar\u0131s\u0131nda \u00dcnsal Oskay pop\u00fcler k\u00fclt\u00fcr\u00fcn g\u00fcc\u00fcne dikkat \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, 12 Eyl\u00fcl 1980 sonras\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019de olup bitecekleri h\u0131zla \u00f6ng\u00f6r\u00fcr gibiydi. 1984 y\u0131l\u0131nda cuntan\u0131n en azg\u0131n zaman\u0131nda Marmara Adas\u0131\u2019nda yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gizli toplant\u0131lar\u0131n en \u00f6nemli, hatta tek di\u015fe dokunur meselesi, geli\u015fen kapitalist pazar\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fcn nas\u0131l etkisizle\u015ftirilece\u011fi, edebiyat \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn metala\u015fmaktan nas\u0131l kurtar\u0131labilece\u011fi, edebiyat ve \u015fiirin s\u00f6z\u00fcn\u00fc, reel d\u00fcnya \u00f6n\u00fcnde nas\u0131l koruyabilece\u011fi, gibi canal\u0131c\u0131 ve birbirine eklemlenmi\u015f sorularla \u00e7etrefille\u015fen bir konuydu. O zamanlar modern oldu\u011fumuzun daha fark\u0131nda de\u011fildik ve \u00e7evremiz h\u0131zla modern olandan uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a, ne denli modern oldu\u011fumuzu anlad\u0131k. S\u00fcre\u00e7 hala devam etmekte.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Evet, tahmin etti\u011finiz gibi 1978 ku\u015fa\u011f\u0131ndan ve sanatla u\u011fra\u015fan birisi olarak, yazar\u0131n profesyonelle\u015fmesinin yaz\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fcn sat\u0131n al\u0131nmas\u0131 noktas\u0131na gelebilece\u011fini, bu durumun ideolojinin sonu ya da s\u00f6z\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fc de\u011fil, olsa olsa bir yazma bi\u00e7imi ile onun akt\u00f6r\u00fcn\u00fcn tedav\u00fclden kalk\u0131\u015f\u0131 anlam\u0131na geldi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekteyim. Ku\u015fkusuz \u00e7a\u011f de\u011fi\u015fiyor, d\u00fcnya teknolojik ve k\u00fclt\u00fcrel olarak evriliyor. Bireye \u00f6nem veren, her bir bireyin sesini \u00f6zleyip kitlelere tan\u0131t\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6nemseyen modernizmin yerine, kitle k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle yetinen ve onun par\u00e7as\u0131 olmakla onur duyan ki\u015filer ve gruplar, hatta kitleler geldiyse e\u011fer, bunun su\u00e7unun modernizmde ve Eski D\u00fcnya K\u00fclt\u00fcr\u00fc\u2019nde oldu\u011funu sanm\u0131yorum.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>1978 ku\u015fa\u011f\u0131ndan birisi olarak, kendime \u015fair demeyi, daha yeni yeni \u00f6\u011frendim. Ne diyordu \u00fcstad Cemal S\u00fcreya: \u0130nsan ne zaman \u015fair olur? \u015eairler loncas\u0131na kabul edildi\u011fi zaman! \u00c7ok zaman oldu loncaya kabul edileli, ama hep Attila \u0130lhan\u2019\u0131n s\u00f6zleri kula\u011f\u0131mda \u00e7\u0131nlad\u0131: Bir\u015fey olmak yerine bir\u015fey yapmak, daha iyidir! Y\u0131llar \u00f6nce, mimarl\u0131k e\u011fitiminde haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131m ders i\u00e7i programlar\u0131n ve projelerin alt\u0131na kendi ad\u0131m\u0131 yazmay\u0131, yani aleni olan\u0131 vesikal\u0131 hale getirmeyi, bir Amerikan Yahudisinin zoruyla \u00f6\u011frenmi\u015ftim: Tarihsel olarak 1978 ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131 inceleyecek olanlar bunu iyice \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131lar! \u00c7\u00fcnk\u00fc yazd\u0131\u011f\u0131 \u015fiir kitab\u0131n\u0131 anonim olarak \u00e7\u0131karacak, haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 etkinlik s\u0131ras\u0131nda sahne gerisinde durup kimseye g\u00f6r\u00fcnmeden gururla etkinli\u011fi izleyecek kadar al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fc ve \u00f6zverili bir ku\u015fa\u011f\u0131n \u00fcyesi olarak bunlar\u0131 dile getirmekteyim. \u00c7\u00fcnk\u00fc sizinle bu konu\u015fmada ilk kez payla\u015ft\u0131\u011f\u0131m bu bireysel geli\u015fim \u00e7izgisinin bir toplumsal nitelik kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmem bile, beni \u015fimdiye kadar bu itirafta bulunmaya zorlayamam\u0131\u015ft\u0131. \u015eimdiye kadar! \u015eimdi bu itiraflarla Yeni D\u00fcnya K\u00fclt\u00fcr\u00fc\u2019n\u00fcn, yani bizler gibi olmayana dair olu\u015fma bi\u00e7iminin daha iyi alg\u0131lanabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Sayg\u0131lar\u0131mla,\u00a028 Ekim 2011<\/p>\n<h3>Ba\u015fkent \u00dcniversitesi, Birinci Sanat Festivali\u2019nde yap\u0131lan konu\u015fma.<\/h3>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>YEN\u0130 D\u00dcNYA K\u00dcLT\u00dcR\u00dc VE SANAT &nbsp; Onbir ya\u015f\u0131ndan onsekiz ya\u015f\u0131na kadar herg\u00fcn birer resim, desen, ya da heykelcik yapt\u0131m ve \u00f6zellikle yazlar\u0131, hemen herg\u00fcn bir kelebek yakalad\u0131m. Resim yapmak herhalde do\u011fald\u0131; babam k\u00f6kl\u00fc bir resim okulunda k\u00f6kl\u00fc derslerden birini veriyordu; &hellip; <a href=\"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/2013\/04\/04\/yeni-dunya-kulturu-ve-sanat\/\">Continue reading <span class=\"meta-nav\">&rarr;<\/span><\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1336,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":"","_links_to":"","_links_to_target":""},"categories":[19],"tags":[],"class_list":["post-88","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-essays"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/88","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1336"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=88"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/88\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=88"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=88"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/blog.metu.edu.tr\/alic\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=88"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}